• Risale-i Nur'danMâdem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor; sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir.
  • Kitap okuyarak hayatınızın en güzel yolculuklarına çıkarsınız.
  • Bir atasözü.Şeytanın dostluğu dar ağacına kadardır.
  • Kula bela gelmez hak yazmadıkça; hak bela yazmaz kul azmadıkça
  • Necip Fazıl'dan.Öleceğini bile bile yaşayan tek canlı insandır.. Ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar
  • Ekmeğin israf etme. Ekmeğini koru.
  • Bernard Shaw'dan.Hz muhammed inaniyetin halaskarıdır ve halaskarlım vazifesi ona verilmelidir.
  • full screen sliderBilgi beş harflidir. Beşte dördü ilgidir.
  • Zamanında bir adım atmayan tembel. Sonradan yüz adım atmak zorunda kalır.
Risale-i Nur'dan1 2 Bir atasözü.3 4 Necip Fazıl'dan.5 6 Bernard Shaw'dan.7 full screen slider8 9
image carousel by WOWSlider.com v7.4


Allah’tan Ümidi kesmeyin (Osmanlıcası devamında)

Ebu Hureyre radiallahüanh anlatıyor. Bir adam Allah resulünün yanına geldi. Vay günahlarım vah günahlarım diye yakındı. Allah resulü ona, Allahümme, mağfiretüke evseu min zünûbî ve rahmetüke ercâ indî min amelî , Allahım senin bağışın benim günahlarımdan çok çok fazladır. Rahmetin benim kötülüklerinden daha çok ümit vericidir de. dedi. Adam bu sözleri tekrar etti. Allah resulü bir (Devamı)

Varna Savaşı (Osmanlıcası devamında)

Sultan 2. Murat Hacı Bayram Veli hazretlerinin, İstanbulun fethinin oğlu şehzade Mehmede nasip olacağını söylemesi üzerine sağlığımda oğlumun padişahlığını göreyim diyerek tahttan feragat etti. Ancak sultan 2. murat, haçlı ordusunun varnayı kuşatması üzerine istanbula ordunun başına geçmesi için babasını şu ifadelerle davet eder. Eğer padişah siz iseniz din ve devletin hizmet istediği  zamanda istiğna göstermeniz padişahlık vazifelerine (Devamı)

Kurt ile üç öküz (Osmanlıcası devamında)

Çayırlıkta biri beyaz, biri siyah diğeri de kırmızı olmak üzere üç öküz otlarmış. Günlerden bir gün bu öküzlere bir kurt bela olmuş. Ancak nasıl yaklaşacağına bir türlü karar verememiş. Çünkü öküzlerin üçüne birden saldırsa onların sivri boynuzları arasında öleceğini biliyormuş. Kurt biraz sonra öküzlerin ayrı ayrı yerlerde otladığını görünce, -önce parçala sonra yut -sözünü hatırlayarak (Devamı)

Acele Karar Vermeyin (Osmanlıcası devamında)

Bir köyde ihtiyar bir adam varmış.. Çok fakirmiş ama dillere destan bir beyaz atı yüzünden kral bile onu kıskanırmış.. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. -“Bu at, bir at değil benim için.. Bir dost.. İnsan dostunu satar mı?” dermiş hep.. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.. Köylü ihtiyarın (Devamı)

Rika hatla yazılmış güzel bir dua.

Merhum Elmalı Hamdi Yazır’ın yazdığı hak dini kuran dili tefsirinin başında yaptığı duadır. Bismillahirrahmanirrahimİlahi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mirac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkına gönlümü bikarar ettin. İnayetine sığındım kapına geldim. Hidayetine sığındım lütfuna geldim. Kulluk edemedim affına geldim. Şaşırtma beni doğruyu söylet. Neşveni duyur (Devamı)

Adama göre adam (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral, bunları görünce dayanamayıp: Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş: Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek. Not: Adam kelimesindeki dal harfinden sonraki elif normalde kullanılmamaktadır. Okuma kolaylığı için (Devamı)

Biz seni uyanık bilirdik (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

İstanbul’da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmış. Yaşlı kadın : Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişahın sorumlu olduğunu söyleyerek, şikayette bulundu. Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni: -Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? deyince, yaşlı kadın: (Devamı)

Aman Alçak Sesle Söyle (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

Fatih Sultan Mehmed Han, bir gün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci, Padişahın verdiği altını az bularak şöyle bir soru sordu: “Bu nasıl olur Padişahım? Ben senin kardeşin olduğum halde nasıl olur da bana bir altın verirsin?” Dilencinin ne demek istediğini tam anlamayan Fatih sordu: “Sen benim nereden kardeşim oluyorsun?” Dilenci : “İkimizde de Adem (Devamı)