• Şans değil nasip deriz biz.
  • Bazı şeyler elimizde değil duamızdadır.
  • Yaşarken dönmemişse Mevlaya.İyi bilirdik desek kaç yazar mevtaya
  • Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin.
  • Ne senden rüku artık, ne de benden kıyam. Bundan sonra selamun aleyküm, aleyküm selam
  • Zalimler icin yaşasin cehennem- Bediüzzaman
  • Bana yol vermezsen biri ölebilir; Ama sen yol verdin diye ölmezsin
  • Vazgeçme, tarih başarıya çok yakınken vazgeçenlerle doludur.
  • slideshow javascript
  • Namazını kıl, namazın klılnmadan
Şans değil nasip deriz biz.1 Bazı şeyler elimizde değil duamızdadır.2 Yaşarken dönmemişse Mevlaya.İyi bilirdik desek kaç yazar mevtaya3 Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin.4 Ne senden rüku artık, ne de benden kıyam. Bundan sonra selamun aleyküm, aleyküm selam5 Zalimler icin yaşasin cehennem- Bediüzzaman6 Bana yol vermezsen biri ölebilir; Ama sen yol verdin diye ölmezsin 7 Vazgeçme, tarih başarıya çok yakınken vazgeçenlerle doludur. 8 Korku adama neler yaptırıyor.9 Namazını kıl, namazın klılnmadan10
simple jquery slider by WOWSlider.com v7.7


Küçük kızın hediyesi (Osmanlıcası devamında)

Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediye kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yıldızlı kağıdı; bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı. Bayram sabahı küçük kız, paketi getirip bu senin dediğinde üzüldü. Acaba gereğinde fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığına utandı. Ne var ki paketi (Devamı)

İmam-ı Büsayri ve kaside-i bürde (Osmanlıcası devamında)

Bir peygamber aşığı olan İmam-ı Busayri hem mübarek hemde büyük bir şairdi. İmam-ı Busayri bir gün evine giderken yolda rastladığı güzel gözlü yaşlı bir zat ona: Ya Busayri bu gece rüyanda Rasullah’ı gördün mü diye sorar? İmam-ı Busayri : Hayır görmedim diye cevap verir. Bu konuşmadan sonra o yaşlı zat başka bir şey söylemeden ayrılır. Nevarki (Devamı)

Allah’tan Ümidi kesmeyin (Osmanlıcası devamında)

Ebu Hureyre radiallahüanh anlatıyor. Bir adam Allah resulünün yanına geldi. Vay günahlarım vah günahlarım diye yakındı. Allah resulü ona, Allahümme, mağfiretüke evseu min zünûbî ve rahmetüke ercâ indî min amelî , Allahım senin bağışın benim günahlarımdan çok çok fazladır. Rahmetin benim kötülüklerinden daha çok ümit vericidir de. dedi. Adam bu sözleri tekrar etti. Allah resulü bir (Devamı)

Varna Savaşı (Osmanlıcası devamında)

Sultan 2. Murat Hacı Bayram Veli hazretlerinin, İstanbulun fethinin oğlu şehzade Mehmede nasip olacağını söylemesi üzerine sağlığımda oğlumun padişahlığını göreyim diyerek tahttan feragat etti. Ancak sultan 2. murat, haçlı ordusunun varnayı kuşatması üzerine istanbula ordunun başına geçmesi için babasını şu ifadelerle davet eder. Eğer padişah siz iseniz din ve devletin hizmet istediği  zamanda istiğna göstermeniz padişahlık vazifelerine (Devamı)

Kurt ile üç öküz (Osmanlıcası devamında)

Çayırlıkta biri beyaz, biri siyah diğeri de kırmızı olmak üzere üç öküz otlarmış. Günlerden bir gün bu öküzlere bir kurt bela olmuş. Ancak nasıl yaklaşacağına bir türlü karar verememiş. Çünkü öküzlerin üçüne birden saldırsa onların sivri boynuzları arasında öleceğini biliyormuş. Kurt biraz sonra öküzlerin ayrı ayrı yerlerde otladığını görünce, -önce parçala sonra yut -sözünü hatırlayarak (Devamı)

Acele Karar Vermeyin (Osmanlıcası devamında)

Bir köyde ihtiyar bir adam varmış.. Çok fakirmiş ama dillere destan bir beyaz atı yüzünden kral bile onu kıskanırmış.. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. -“Bu at, bir at değil benim için.. Bir dost.. İnsan dostunu satar mı?” dermiş hep.. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.. Köylü ihtiyarın (Devamı)

Rika hatla yazılmış güzel bir dua.

Merhum Elmalı Hamdi Yazır’ın yazdığı hak dini kuran dili tefsirinin başında yaptığı duadır. Bismillahirrahmanirrahimİlahi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mirac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkına gönlümü bikarar ettin. İnayetine sığındım kapına geldim. Hidayetine sığındım lütfuna geldim. Kulluk edemedim affına geldim. Şaşırtma beni doğruyu söylet. Neşveni duyur (Devamı)

Adama göre adam (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral, bunları görünce dayanamayıp: Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş: Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek. Not: Adam kelimesindeki dal harfinden sonraki elif normalde kullanılmamaktadır. Okuma kolaylığı için (Devamı)

Biz seni uyanık bilirdik (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

İstanbul’da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmış. Yaşlı kadın : Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişahın sorumlu olduğunu söyleyerek, şikayette bulundu. Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni: -Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? deyince, yaşlı kadın: (Devamı)

Aman Alçak Sesle Söyle (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

Fatih Sultan Mehmed Han, bir gün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci, Padişahın verdiği altını az bularak şöyle bir soru sordu: “Bu nasıl olur Padişahım? Ben senin kardeşin olduğum halde nasıl olur da bana bir altın verirsin?” Dilencinin ne demek istediğini tam anlamayan Fatih sordu: “Sen benim nereden kardeşim oluyorsun?” Dilenci : “İkimizde de Adem (Devamı)