Kıssadan Hisseler Ahde Vefa

admin 26 Mayıs 2022 119 Görüntüleme
Yükleme 2022/05/26 at 2:47 PM
5 Dk. Okuma süresi
kıssadan hisseler

Kıssadan hisseler demek aslında hayattaki tecrübelerimizdir. Bu hayat tecrübelerin ortaya çıkmasıyla aldığımız dersler çıkmaktadır.

Kıssa olarak bildiğimiz ve bir kişinin ya bizzat kendi hayatından ya da şahit olduğu olaylar karşısında dinleyicilerin bu durumdan kendilerine ders çıkarmasıdır. İşte bu durumlara kıssadan hisseler denilmektedir.

Kıssadan Hisseler

Halife Hz.Ömer seferde olmadığı bir vakit arkadaşlarıyla sohbet ediyordu. Bu esnada huzura üç genç girdi. Halifeye hitaben  “Ey halife bu kişi bizim babamızı öldürmüştür. Şikatetçiyiz ne gerekiyorsa lütfen yapınız” dediler.

Bu sözleri işiten Hz. Ömer suçlanan gence “Bu söylenenler doğru mudur?” diye sorar. Suçlanan genç cevaben “Evet doğrudur” dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer ” Peki nasıl oldu anlat bakalım” dedi.

Genç anlatmaya başladı. “Ben ğım yerde hali vakti yerinde varlıklı bir adamım. Ailemle birlikte gezmeye çıkmıştık. Gezerken bu arkadaşların bulunduğu yere geldik. Yanımızda bulunan hayvanlarımın içinde çok güzel bir atım var ve o kadar güzel ki bakan bir defa daha bakıyordu.

 İşte bu atı ne yaptıysam bu gençlerin bahçesinden meyve koparıp yemesine mani olamadım. Bu geçlerin babası ise içerden bir hışımla çıkarak atıma bir taş attı. Taşın etkisiyle atım orada öldü. Bu durum nefsime ağır geldi. Ben de bir taş alarak ona attım ve babası öldü. Bir telaşla kaçmak istedim ama arkadaşlar beni yakaladı.” dedi.

Bunları işiten Hz Ömer söyleyecek bir şey dedi. Bu suçun cezası kısasa kısastır. Hem madem suçunu da kabul ettin. Bundan sonra delikanlı söz aldı ve ” Efendim bir maruzatım var. Ben yaşadığım yerde zengin bir insanım. Babam ölmeden evvel bana epey bir altın bırakmıştı.

Buraya gelirken kardeşim küçük olduğundan saklamak zorunda kaldım. Eğer şimdi siz bu kısası yaparsanız yetimin hakkı zayi olacağından Allah katında sorumlu olursunuz. Şayet bana üç gün izin verirseniz ben de bu emaneti kardeşime teslim eder gelirim. Bu üç gün için ise yerime bir kişiyi bulurum” dedi.

O vakit Hz Ömer der ki “Sen bu topluluğa yabancı bir kimsesin. Acaba senin yerini kim alır ki? dedi. Tekrar söz alan genç adam orada bulunanlara bakarak der ki “İşte bu zat benim yerime kalır” dedi. İşaret ettiği zat Peygamberimizin (s.a.v) en yakın arkadaşlarından olan Amr ibni Asr idi.

Halife Hz Ömer Amr ‘a dönerek “Ey Amr bu adamı duydun” ne diyorsun dedi. O büyük sahabe “Evet ben kefil olurum” deyince genç adam serbest bırakılır.

Ahde Vefa

Üç gün geçmiş ve günün sonunda vakit dolmak üzereydi. Ancak o adamdan bir haber yoktu. Bu durum karşısında Medine’nin ileri gelenleri Hz. Ömer’e gelerek bu adamın gelmeyeceğini, Amr İbni Asr’a verilecek idam yerine, üç gence diyet verilmesini teklif ederler. Lakin gençler bu teklife razı olmazlar ve babamızın kanı yerde kalamaz derler.

Adaletli Hz. Ömer kendinden beklenilen bir cevap verir der ki “Buradaki kefil babam dahi olsaydı fark etmezdi. Ben bu cezayı infaz ederim.” Olanları seyreden Hz. Amr ibni Asr ise tam bir teslimiyet içerisindeydi. “Bez de sözümüzün arkasındayım.” dedi

Bu arada olanları duyup gelen kalabalıkta bir dalgalanma oldu. Kalabalığın arasından o adam göründü. Hz Ömer o adam dönerek “Evladım buraya gelmemek gibi bir fırsatın varken neden geldin.” dedi.

O adam başını kaldırır ve “Bu kişi ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim” dedi. Hz. Ömer bu sefer Amr ibni Asr’a dönerek der ki “Ey amr bu delikanlıyı tanımıyorsun değil mi? Nasıl oldu da sen onun yerine kefil oldun? O zaman Amr ibni Asr dedi ki “Bu geç adam bu kadar kişi içerisinden beni seçti. Ben de insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim.”

Sıra olanları seyreden gençlere gelir. Onlarda derler ki “Biz bu davadan vazgeçiyoruz, bu sözün üzerine Hz Ömer “Az önce babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?

Gençlerin cevabı dehşetlidir “Merhametsiz insan kalmadı denmeyesin diye” olmuştur.

Evet Kıssadan Hisseler bakmasını bilene anlayabilene güzel dersler veriyor. Ahde vefa, afetmek, sözünde durmak ve merhamet hem insan için hem toplum için ne kadar da önemli değil mi? Sahabelerden olan Abdullah Bin Huzafe’nin başından geçen ve çok dersler barındıran İbretlik Kıssa okumak isterseniz linke tıklayınız.

 

Bu makaleyi paylaş
6 Yorumlar