Çok kolay sen de öğrenebilirsin.

Hz Muhammedin Doğruluğu ve Güvenilirliği

0 586

Hz Muhammedin doğruluğu ve güvenilirliği ile peygamberlik makamı arasında bulunan ilişki ile bu konu hakkında örnekleri kısaca bilgiler halinde vereceğiz inşallah

Hz Muhammedin doğruluğu ve güvenilirliği denildiği vakit risaletin en önemli hususlarından biri akla gelmektedir. Zira güvenilirliği olmayan birisinin söyledikleri ve yaptıklarının bir ehemmiyeti olmaz. Söyledikleri ciddiye alınmaz. Amacına ulaşamaz. Hatta alay konusu olur. Bu hususa en iyi örneklerden birisi yalancı peygamber olan müseylemeyi kezzabtır.

Peygamberimizin Doğruluğu ve Güvenilirliği

Peygamberler insanlara tebliğ vazifesi ile gönderilmişlerdir. Bu görevlerini hakkıyla yapmaları için de bazı özellikleri üzerinde taşıması iktiza eder. Bunlar doğruluk, güvenilir olmak, emanete sahip çıkmak, akıllı ve zeki olmak, günahlara girmemek, Allah’ın (c.c.) emirlerini ve yasaklarını olduğu gibi insanlara aktarmaktır.

Doğruluk ifadesi sıdk ile anlatılmaktadır. Yani bir kimsenin dürüst olması, aldatmaması, kendi aleyhine dahi olsa her daim doğruyu söylemeyi ifade eder.

Bütün Peygamberler sahip oldukları bu üstün vasıfları ile insanlar için en güzel örnek olmuşlar. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de diğer nebiler gibi üstün ve eşsiz ahlaki vasıfları ile insanlara en güzel bir şekilde örnek ve rehber olmuştur.

Doğruluk ve güvenilirlik bütün peygamberlerin ortak noktasıdır. Bu güzel ahlak ile tebliğ vazifesi tam ve sağlam olarak gerçekleşmiştir. Zira hile olmadan yalan olmadan tam bir doğrulukla etkili ve tesirli bir tebliğ ortaya çıkar.

Hz. Muhammedin doğruluğu denildiğinde ilk akla gelen onun hem dostları hem düşmanları tarafından tasdik edilmesidir. Bu konu kadar barizdir ki düşmanları tarafından dahi tasdik edilmesi oldukça önemlidir. Zira haydi dostları onu korudu diyelim lakin düşmanları şirinlik olsun asla bunu yapmazlar. Tarih buyunca kim hakkaniyetle onun hayatını incelese doruluğunu tasdik etmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.v.) bütün insanlığın kurtuluşu ve saadeti için gönderilmiş en son peygamberdir. Dolayısıyla Kur’an’ın ilk muhatabı Hz. Muhammed (s.a.v.) olmuştur. Kuran’ı en iyi şekilde yaşayarak hem açıklamış hem de en iyi örnek olmuştur.

Peygamberimizin Güzel Ahlakı

Kuran’da Ahzab suresi 21. Ayette “Andolsun ki Resûlüllahda sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çokça zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” ayeti ile hususiyeti teyit etmiştir. Peygamberimiz’in (s.a.v.) güzel ahlakı ve insanlara örnek olması bu ayette “üsve-i hasene (güzel örnek)” olarak tabir edilmiştir.

Peki nedir üsve-i hasene?  En güzel ahlaktır, en güzel örnek ve en güzel rol model olmaktır. İşte bu güzel ahlakın dost olsun düşman olsun binlerce şahidi bulunmaktadır.

Hz. Muhammed (asm) kesinlikle yalandan asla hoşlanmazdı ve yalancıları olanları da hiç sevmezdi. Şaka dahi olsa asla yalan söylemezdi. Eğer birine söz vermiş ise o sözü mutlaka yerine getirir ve sözünde dururdu.

Hz. Muhammed’in (sav) bu tutum ve güzel davranışlarını görenler ona hayran kalıyorlardı. Bu doğruluk ve güzel ahlaktan dolayıdır ki İslam dini çok kısa bir zamanda hem Mekke’de hem dünyada hızla büyüyerek evrensel bir din haline gelmiştir.

Bunun en büyük sebebi elbette Hz. Muhammed (sav) bizzat kendisinin doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmamasıdır. İnsanların kurtuluşunun da doğrulukta ve güzel ahlakta olduğunu haber ederek doğru olanların kıyamet zamanında peygamberlerle olacağını haber etmiştir. Validemiz Hz. Ayşe Hz Muhammedin doğruluğu ve yalan konusundaki hassasiyetini şöyle ifade etmiştir. “Allah Resulü’nün (s.a.v) hiç hoşnut olmadığı ve çok kızdığı şey yalan söylemektir. Eğer bir kimse onun yanında yalan söylemişse o kişinin hemen tövbe etmesini ve  o günahından temizlenmesini isterdi. (Nesai, Sehiv 61)

İlginizi Çekebilir
Şifa Duaları ve Ayetleri Nelerdir?

Yine rivayet olmuş ki sahabilerden Berke (ra) rivayet ediyor. Allah resulu ile oturuyorduk  dedi ki ‘Büyük günahların en büyüğündem size haber vereyim mi?’ Bizler  de ‘Evet, haber ver ey Allah’ın Resulü!’ Akabinde dedi ki  “Allah ‘a ortak koşma, ana ve babaya isyan ve eziyettir.’ Sonra dayandığı yerden doğruldu dedi ki “İyi dinleyiniz! Bir de yalan söz ve yalancı şahitliktir. Dikkat ediniz bir de yalan söz ve yalancı şahitliktir!’ buyurdu. (Buhari, Edeb, 6) 

Hz Muhammedin Doğruluğu

Peygamberimiz hayatının hiçbir döneminde doğruluktan ayrılmamıştır. Onu her daim izleyen ve açıklarını arayan düşmanları yani müşrikler hiçbir zaman o bir yalancıdır diyememişlerdir.

Hz Muhammedin doğruluğu konusunda pek çok örnekler vardır. Bir seferinde Hz. Muhammed (s.a.v), Safa tepesine çıkarak Mekkelileri tebliğ için bir araya toplamıştı. Onlara hitaben “Sizlere şu vadinin arkasında saldırmak isteyen düşman askerleri var desem bana inanır mısınız?” Orada bulunalar hep beraber cevaben “Elbette, inanırız senin şimdiye kadar hiç yalan söylediğinin vaki olmamıştır, bizler hiç görmedik…”

Başka bir örnek hicret olmadan önce kendi yatağına bıraktığı ve Hz. Ali’ye verdiği emanetler acaba kimindi? Evet müşriklerindi yani onlar kendi ailelerine güvenmemiş ama Allah Resulune (sav) güvenerek vermişlerdi. İlginç değil mi?

Hz. Muhammedin doğruluğu için noktasında söylenecek en güzel örneklerden birisi de o toplumda lakabının El- Emin yani güvenilir kişi olmasıdır. Bu lakabı ona o zamanın toplumunun genel iradesi ile vermişti. Ayrıca bu vasfı hayatının hiçbir dönemimde değişmemiştir.

En büyük düşmanlarından birisi olan Ebu Cehil dahi Hz. Peygamber’in doğruluğunu tasdik etmişti. Müşriklerin ileri gelenlerinden olan Haris b. Amir de “Ey Muhammed, Vallahi sen bize hiç yalan söylemedin, ama biz sana tabi olursak yerimizden olacağız, bunun için iman etmiyoruz.” demişti.

Bakınız vefatından asırlar sonra gelen bir Fransız papaz dahi “ona ne derseniz deyin ama yalancı demeyin zira ben yıllarca araştırdım ama bulamadım” diyor. Evet bu bir hakikattir. Ne onun döneminde yaşayan müşrikler olsun ne de onlardan sonraki gelenler asla onun doğruluğuna ve dürüstlüğüne bir laf edememişlerdir.

Hz. Peygamber bir vakit yiyecek maddesi satan bir kişinin yanına uğramıştı. Bu satıcı satacağı çuvalda bulunan tahılların iyilerini alta iyi olmayanlarını ise üste koymuştu. Bunu gören Hz. Peygamber onu şu şekilde uyardı “Bizi aldatan bizden değidir” (Müslim, İman, 164)

Velhasılıkelam

Hz Muhammedin doğruluğu ile ilgili bu ve buna benzer o kadar çok sözü var ki sadece söylememiş hayatı boyunca bu konularda örnek olmuştur. Evet dinimizin esası ve temeli güzel ahlak ve doğruluktur. Biz Müslümanlar her şeyden evvel doğruluk ve güvenilirlik noktasında en önde olmalıyız. Unutmayalım ki doğruluğu olmayanın sözlerinin de bir kıymeti yoktur.  Peygamberimizin Hayat Kronolojisi makalemizi okuyarak paeygamberimizin hayatını kısaca madddler halında hatırlayabiliriz. Allah’a emanet olun vesselam.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.