Çok kolay sen de öğrenebilirsin.

Caferağa Medresesi ve Kitabesi

0 23

Caferağa Medresesi, İstanbul’da Sirkeci’ye geçip, Ayasofya’nın benzersiz güzelliğini geride bırakıp  Gülhane’ye gelmeden sağ tarafta bir sokak bulunmaktadır. “Caferiye Sokağı” ve “Caferağa Medresesi” tabelası gözümüze ilişir.  İşte burada bulunan mederesedeki bir kitabeyi inceliyoruz.

Caferağa Medresesi Cafer Ağa tarafından inşa ettirilmiştir. Bu zat Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaşamış saray ağalarındandır. 1554-1557 yılları arasında görev yapan Cafer Ağa bu medreseyi Mimar Sinan’a yaptırmaya başlamış ancak Cafer Ağa’nın 1557 yılında ölmesiyle medresenin inşası kardeşi Haremağası Gazanfer Ağa tarafından 1559 yılında tamamlanarak eğitime başlamıştır.

Caferağa Medresesi bir belirli bir külliyeye bağımlı olmayan bağımsız bir yapısı vardır. Kemerli bir kapısı ile dörtgen bir avluya sahiptir. Avlunun etrafındaki hücreler dersliklerden meydana gelmektedir. Eğimli bir araziye yapıldığı için oldukça hareketli bir görünümü vardır. Mimar Sinan bu medresede eğim mimarisini çok iyi uygulayarak hünerini göstermiştir. Medrese giriş kapısında üç kitabe yer alır. Biri üst tarafta diğerleri sağında ve solundadır. Caferağa Medresesi üst tarafında bulunan kitabede Yerebatan Sarnıcından medreseye su bağlanması için Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilen izin bulunmaktadır. Kalan iki kitabede ise medresede bulunan kandillere zeytinyağı alınması için hayırseverlerin yaptığı bağış ile ilgili yazı bulunmaktadır.

 

Caferağa Medresesi Kitabesi
    Caferağa Medresesi bulunan kitabe

Sarayı hümâyunda kâin teberdaran-ı zülfliyan * Hassa kethüdası olup tarik-i Hacc-ı Şerifde

Vefat iden Niğdeli Süleyman Ağanın * Sülüs malından olarak tebardaran-ı merkum neferatından

Vasisi olan Mustafa Efendi marifeti ile * Ayasofya Kebiri cami-i şerif kurbunda kain

İlginizi Çekebilir
Çanakkale Savaşı Hikayeleri: Baban Gelirse Çağır Ha!

Soğuk kuyu medresesinde müced odalarda  * Kain talebe-i ulum için rugan-ı zeyt bahası

Olmak üzere teberdaran-ı merkumun vakfına * Dört bin kuruş vaz olunup beher kisesi

Şehriyye beşer kuruş nema-i itibariyle şehriyye kırk kuruş * Vakfı  mezburun mütevellisi tarafından ahz olunarak

Ne miktar rugan-ı zeyt eder ise talebe-i ulumu merkumun mukaseme * Olmak vakfı mezkuru hayır dua ile yad ve cümlenin malumu oluna  

 Hicri 1263

 

Kelime İncelemesi:

Kain: Bulunan

Teberdaran: Baltacı

Hassa Kethüdası: Padişahın Yaveri

Sülüs: Üçte biri

Merkum: Adı geçen kişi

Neferat:  Neferler

Kurb: Yakın Olmak

Rugan-i Zeyt: Zeytin Dalı

Vaz: Koymak

Beher: Her Biri

Nema: Büyümek

Mezbur: Adı geçen kişi

Mütevelli: Vakıf Yöneticisi

Ahz : Alma

Mukaseme: Paylaşmak

Kitabe nedir?

Tarihi bir eserin veya binanın ne zaman yapıldığı ne zaman tamir edildiği ve tarihi eser hakkında bilgilerin bulunduğu taştır. Kitabeler taştan olabildiği gibi mermer, çini, ahşap, maden vb. şeylerden de olabilir. Kitabeler ile ilgilenen ve konusu kitabeler olan ilime ise Epigrafi denir. Kitabelere aynı zamanda yazıt da denmektedir. Kitabeler bugün tarihçilerin ve arkeologların en önemli kaynak ve vesikaları konumundadır. Sitemizde bulunan 4. kur dersleri kitabeler hakkında bilgi vermektedir. 

Osmanlıca Nedir?

Osmanlıca Türkçenin Kuran alfabesi ile yazılmış şeklidir. Yani esasen yazı dilidir. Milli kültürümüze ait eserlerin hemen hemen tamamı Osmanlıcadır. Dil bir milletin hafızası ise Osmanlıca bu hafızanın en önemli bir unsurudur.

Osmanlıca hadd-i zatında Türkçedir. Arapça ve Farsçayı içinde bulundurmasını yadırgayanlar olsa bile bu hal onun için bir zenginliktir. Bunu garipsememek gerek; çünkü, Kur’an Arapçadır ve bir çok dini eserler de Farsçadır. İslamiyet merkezinde bulunan Osmanlıda bu üç dilin birleşmesi anormal bir şey değildir. İşin doğal hali budur zaten.

İlginizi Çekebilir
Beyazıt Devlet Kütüphanesi Kitabesi

Değerli yorumlarız ile siteye destek verirseniz sevinirim. Allah’a emanet olunuz. Selametle kalınız.

Bezmialem Valide Sultan Çeşmesi Kitabesi isimle yazımızı okudunuz mu?

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.