Vakfiye Nedir? Osmanlıda Vakfiye Örnekleri

Yükleme 2022/01/18 at 7:17 PM
7 Dk. Okuma süresi
Vakfiye Nedir?

Vakfedilen bir malın nereye nasıl verildiği, hayır işlerinde nerede ve nasıl kullanılacağını ve ne şekilde yönetileceğini gösteren belgeye Vakfiye denilmektedir. Vakfiyenin İslam medeniyeti ve Osmanlı tarihinde önemli bir yeri bulunur.

Vakfiye burmak durdurmak anlamına gelen vakıf kelimesinden türemiştir. Genel manası ise kişinin malından Allah rızasını kazanmak maksadıyla malını yoksul ve yardıma ihtiyacı olanlara tasadduk (sadaka) etmesidir.  

Vakfiye aynı zamanda tarihi bir vesikadır. Kültür tarihini araştıranlar için önemli bilgiler barındırır. Kervansaray, mescit, medrese vb. eserlere ait vakfiyeler ile eğitim, tıp, sanat ve mimari gibi vakfiyelerde araştırmalar için diğer kaynaklarda bulunamayan birçok önemli bilgiler vardır.

Vakfiyeler

Vakfiyeler İslam toplumunda sosyal yapının korunması ve sosyal dengenin oluşmasında önemli bir yeri vardır. O zamanın hayat ve kültürüne, ekonomik ve sosyal yaşama ait çeşitli olayları vakfiyelerde müşahede etme imkanını buluruz.

İnsanlar bulunduğu toplumda insanların sosyal ihtiyaçlarının karışılmak için hür iradeleriyle taşınır ya da taşınmaz mallarını bir gaye bir amaç için tahsis etmişlerdir. İşte cami, mescid, medrese, kervansaray, yol, misafirhane, darüşşifa, sebil, hamam, çeşme ve köprü gibi nice vakfiyelerle eserler çıkmıştır.

Tarihi seyir içinde bakıldığında vakfiyeler, taş, deri ve kağıt gibi yazılabilecek şeyler üzerine yazıldığını görüyoruz. Örneğim eğer vakfın konusu bir bina ise vakfiyenin özeti, binanın duvarlarından birine kazılarak yazılırdı.

On beşinci yüzyıla kadar olan vakfiyelerin rulo şeklinde yazıldığını görüyoruz. Vakfiyeler bir sayfa olabildiği gibi 400 sayfaya kadar olanlar da vardı. Bu yüzyıldan sonra ise kitap şeklinde ve tezhipli olarak yazılmıştır.

Günümüzde yaklaşık 27.000 civarında vakfiye tespit edilmiştir. 2. 370 tanesi defterde kayıt edilmiştir. Bu vakfiyelerden öne çıkanlardan birisi de Fatih Sultan Mehmet’e ait olanlar ki şimdilerde de dile getirilen Ayasofya vakfiyesidir. Bu vakfiyede Fatih Ayasofya Caminin ebediyen cami olarak kalmasını aksi halde hareket edenlere Allah’ın laneti üzerine olmasını vasiyet etmiştir.

Vakfiyelerin Bölümleri

Vakfiyeler zamanla farklılık gösterse de mukaddime, asıl metin ve hatime bölümlerinden oluşmaktadır. Mukaddime yani başlangıç olarak besmele ile başlar. Akabinde Allah’a hamd ve peygambere övgü ile devam eder.

Sonrasında vakfiyeyi hayrı yapan kişi hakkında bilgiler verilir. Asıl kısmında ise vakfedilen şeyin mahiyeti ve sınırları açıkça belirtilir. Vakfiyenin son kısmında ise ayet ve hadisler yazılmıştır.

Maddeler halinde Vakfiyenin içeriğini yazacak olursak;

Besmele, Allaha hamd u senâ ve medh, vakfın ecir ve sevabı hakkında geçen ayetler ve hadisler

Vakfedilen malların ne olduğu, Vakfedilen malların nasıl yönetileceği, Vakfedilen mallardan elde edilecek gelirin nasıl kullanılacağı nerelere sarf edileceği, Vakfedilen malları kimlerin nasıl idare edeceği, Hâkimin Vakfedilen mallar üzerindeki hükmü ve mührü bulunur.

Vakfiye Örneği

Çankırı Çerkeş kazası Ovacık Nahiyesinin Harmancık Karyesi ahalisinden Hacı Kadıoğlu Rıza Efendi ibn Hüseyin’in, 2000 kuruş nukud-u mevkufesini karyenin camii giderleri için vakfettiğine dair vakfiyeyi inceliyoruz.

Vakfiye ÖrneğiBeradlı Mehmed Tahir Efendi zade es-Seyyid Mehmed Safvet el-müvella hilafe be-Kaza-i Çerkeş nemakahü’lfakiru ileyhi azze şanuhu ufiye anhü (Mühür)

İş bu mühür mutabıktır. Fi 17 Şevvâl sene (1)330 (Mühür).

el-Hamdu li’llâhi’llezî e’azze havâsse ibâdihî bi- sarfi emvâlihim alâ-envâ’i’l-hayrât ve e’ânehüm alâ- iktisâbi asnâfi’l-mehâmid ve’l-meberrât ve’s-salâtü ve’s-selâmü ala-rasûlihî ve nebiyyihî Muhammedin hayru’l-beriyyât ve alâ-âlihî ve ashâbihî ilâ-yevmi’l- müstezıllü’l-mer’ü tahte’s-sadakât.

Emma ba’dü, işbu vakfiye-i celili’ş-şan ceride-i bedii’l unvanın tahrir ve inşasına badi ve tastir ve imlasına adi oldur ki; Çerkeş Kazasına tâbi’ Ovacık Nahiyesinin Harmancık Karyesi ahalisinden sahibü’l hayrat ve’l-hasenat Hacı Kadıoğlu Rıza Efendi ibn Hüseyin

meclis-i şer’i şerif-i enverde vakf-ı atiyü’l beyana li-ecli’t tescil mütevelli nasb ve tayin eylediği karye-i mezkure ahalisinden Hamzaoğlu Şakir Ağa ibn İbrahim Edhem mahzarında ikrar-ı tâm ve takrir-i kelam idüp atyeb-i malımdan ve enfes-i menalimden ifraz eylediğim iki bin guruşu hasbeten li’llâhi’s-samed vakf-ı sahih-i mü’ebbed ve habs-i sarih-i muhalled ile vakf ve habs idüp şöyle şart eyledim ki;

Meblağ-ı mezbur ala-vechi’l-helâl bâ-yed-i mütevelli rehn-i kavî ve kefil-i mali veyahut ikisinden biri ile yüzde bir hesabıyla istirbah olunup hâsıl olan nemasından senevî altmış guruşu karyemizde mevcud olup müceddeden minber vaz olunan câmi’-i şerifte hitabet vazifesini ifa iden hatip efendiye virile

ve fazlasından kırk guruşu cami’-i şerif-i mezkûrun rugan-ı şem’ ve sair mesârifine bâ-yed-i mütevelli sarf oluna ve fazla kaldığı surette fazlası teraküm itdirilerek câmi-i şerîf-i mezkûrun ta ‘mir ve termîmine harc oluna ve tevliyet hayatta oldukça mumaileyh Şakir Ağa’ya ve vefatında batnen ba’de batnin evlad-ı evlad-ı evlad-ı zükûrunun ekber ve erşedine ve ba’de’l-inkırâz kazâ-i mezkûrda icrâ-yı ahkâm-ı şer’-i mübîn iden nâ’ib efendilerin re’y-i münirlerine mufavvaz ola

ve vakf-ı mezburun tebdil ve tağyîri ve teksir ve tevfiri herkes yedimde ola deyüp meblağ-ı mezbur iki bin guruşu fariğan ani’ş-şevağil mütevellí-i mezbur Şakir Ağa’ya teslim ve ol dahi vakfiyyet üzere kabz ve tesellüm ve sair mütevellilerin evkâfda tasarrufları gibi tasarruf eyleye didikde gibbe’t-tasdîki’ş-şer’i vâkıf-ı mezbur butlan-ı vakf-ı nukuda ve onun zimnında olan kuyuda ve ba’dehû kavl-i adem-i lüzumuna teşebbüs idüp mütevelli-i mezbur dahi sıhhat ve lüzumuna zâhib olan e’imme-i din kavilleriyle mukabele birle hüküm talep idicek fî-zemâninâ hâzâ beyne’l-ulemâ’i’l-izâm cari olan vech üzere bu abd-i pür-taksîr huzurunda müterâfi’ân olduklarında bu bâbda te’emmül-i lâyık itdikde âlimen bi’l-hilâfi’l-cârî beyne’l-e’immeti’leslâf evvelen vakf-ı mezburun sıhhatine

ve saniyen lüzumuna hükm-i sahîh-i şeri ve kaza-i mer’î itmeğin vakf-ı mezbur sahih ve lazım ve min-ba’d tebdil ve tağyîri mümteniʻu’l-hâl oldu cera haza hurrire fi’lyevmi’l-hâmis ve’l-işrîn min-şehri Zi’l-ka’de li-seneti tis’a ve işrin ve selase mi’eti ve elf. Şuhudü’l-hâl: Harmancık Karyesi’nden Odabaşoğlu Ali bin Veli – Karyeden Sinanoğlu Ahmed bin Mustafa Ve gayruhum

Umarım bu vakfiye makalemiz istifadeli olmuştur. Osmanlıca arşiv belgeleri ve edebi metinler içerisinde bulunan Osmanlıca Mektup ve örneklerine linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Allah’a emanet olunuz vesselam

Bu makaleyi paylaş
2 Yorumlar