Peygamberlere İman Nedir?

admin
admin 65 Görüntüleme
7 Dk. Okuma süresi
peygamberlere iman

Peygamberlere iman etmek imanın temel konularından birisidir. Bu makalemizde peygamberlere iman nedir? ve bu konuda merak edilenleri araştırarak sizler için derledik.

Peygamberlere iman etmeden tam bir imandan bahsetmek mümkün olamaz. İmanın şartlarından olan Allah’a ve onun gönderdiği peygamberlere, kitaplara iman, meleklere, ahirete ve kadere iman etmek konuları adeta zincirle birbirlerine bağlıdır. Ayrılmaları asla söz konusu olamaz.

Peygamberlere İman Etmek

Peygamberler, vahiyle şereflendirilmiştir. Diğer insanlarda olmayan bazı hususiyetlere sahip olup seçkin kişilerdir. Bununla birlikte şahsi olarak dahi seçkin ve faziletli kişilerdir. Onlar hem Allah’ın elçisi hem de kullarıdır.

Nisa suresi 136. Ayette mealen “Ey iman edenler, Allah’a, resulüne, peygamberine indirdiği kitaba (Kuran’a) ve daha önce indirdiği kitaba (lara) iman ediniz. Kim de Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam anlamıyla sapıtmıştır” demesiyle peygamberlere iman etmeyi emrediyor.

Allahu teala hazretleri emirlerini ve yasaklarını tebliğ için biz kulları arasından seçtiği peygamberleri elçilikle vazifelendirmiştir. Bizlerden ise bu elçilere, peygamberlere iman ederek onlara tabi olmamızı istemiştir.

Bilelim ki peygambere iman demek sadece peygamberliği kabul ve tasdikten ibaret değildir. Bunula beraber Allah’tan getirdiği her şeyi kabul etmek ve iman etmektir. Hem onun peygamberine uymaktır.

İnsanlar aklıyla her ne kadar Allah’ı bulmak ve tanımak imkanına sahip olsalar bile Yüce Allah’ı tam manada tanımak, bilmek ve emirlerini bilmek göndermiş olduğu peygamberler vasıtasıyla mümkündür.

Peygamberler melek değildir. Allah tarafından biz insanlar arasından seçilerek görevlendirilen elçileridir.  Bu elçilerin biz gibi bir insan olması bir rahmettir. Çünkü melek olsaydı bizlerde melek vasfı olmadığından onun yaptıklarını yapamayacak belik anlamayacaktık. Bizim gibi olmadıklarından her alanda bize liderlik yapamayacak ve örnek olamayacaklardı.

Peygamberler yalnız tebliğ eder nazarıyla bakmak, yalnızca vazifeleri iletmektir demek asla doğru olamaz. Çünkü onlar ayetleri hayata tatbik ederek fiilen başta kendileri uygulamışlardır. Onlar kendiliğinden de hiçbir şey uygulamamışlardır. Bu noktada sünnetleri ret etmek büyük bir gaflettir. Hatta büyük günahtır.

Şöyle düşünebiliriz. Kuran’ı bir anayasa kitabı kabul edersek. Sünnetler o vakit kanunlar, yönetmelikler, yönergeler gibi olur. Çünkü iman esasları ayet olarak vardır. Örneğin namazın kaç rekat olduğu, nasıl kılınacağı, orucun detayları, zekatın nasıl olacağı vb. ayrıntılar Kuranda bulunmaz. Bu ayrıntılar sünnette vardır.

Peygamberlere İman Ayet

Mukaddes kitabımız Kur’an’da peygamberlere iman konusuna Al-i İmran suresi 179. ayette Allah’a ve resullerine iman edin diyerek bu iman esasına işaret etmektedir.

Hem yüce Allah (c.c.) Nahl suresi 36. Ayette peygamberler göndermesinin hikmetini mealen şöyle ifade eder. Mealen “And olsun ki biz, her topluluğa (ümmete) Allah’a kulluk edin, sapıklıktan (tağuttan) kaçının diye peygamber gönderdik.”

Peygamberler müjdeleyici ve uyarıcı olarak gelmişlerdir. Bu husus Al-i İmran suresi 164. Ayette mealen şöyle ifade edilir. “And olsun, Allah, inananlara (müminlere) içlerinden, onlara ayetlerini okuyan, onları günahlarından tertemiz yapan, onlara kitap ve hikmeti talim ettiren (öğreten) bir peygamber göndermek ile büyük bir ihsanda (lütufta) bulunmuştur. Halbuki onlar daha önce tam (apaçık) bir sapıklık içindeydiler.”

Allah’ın emirleri ve isteklerini ileten tebliğ eden bu elçiler, Allah’tan aldıklarını değiştirmeden aktarmakla vazifelidirler.  Asla bir ekleme yada çıkarma yapamazlar. Bu husus Kur’an’da mealen şöyle geçer.

“Şayet (peygamberler) bize isnat ederek (uydurarak) bazı sözler söylemiş olsaydı muhakkak onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onu şah damarından keserdik.” (Hakka suresi 44-46)

Peygamberler imanı İslam’ı hayata tatbik ve öğretendir. Haşr suresi 7. ayet açıkça bu hakikate mealen şöyle işaret eder. “Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa (vazgeçin derse) ondan da sakının.”

Peygambere İman İle İlgili Hadisler

Peygamberlere iman eden kişi aynı vakitte onları gönderene yani Allah’a iman etmiş olmaktadır. Dolayısıyla elçiyi inkar etmek de onu göndereni yani Allah’ı da inkar etmek manasına gelir.

Hz. Peygamber’de bu ifadeleri şöyle beyan eder. “Bana iman etmeyen Allah’a da iman etmemiştir” (İbn Hanbel, VI, 382.)

Unutmayalım ki peygambere iman etmek demek akabinde ona tabii olmayı iktiza eder ve getirdiği ilâhî emirlere itaat etmeyi gerektirir.

Allah Elçisi’ne sorulan “Hangi amel daha faziletlidir?” sorusuna “Allah’a ve Resûlü’ne iman etmendir” (Nesai, iman 1) şeklinde cevaplaması iman ile amel ilişkisini göstermesi noktasında ehemmiyetlidir.

Zira Peygamber Al-i İmran suresi 164. Ayetin ifadesi ile  inananlara Allah’ın ayetlerini okuyan, kitap ve hikmeti öğreten, onları inkardan ve sapıklıktan temizleyen manasına gelir. Bundan anlaşıyor ki peygambere iman etmeden belirtilen hakikatlerin gerçekleşmez.

Allah Resulü (sas) mealen “İman demek Allaha, onun meleklerine, kitaplarına iman, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere iyisiyle kötüsüyle iman etmendir.” Buyurmuştur.

Bütün Peygamberlere İman Etmek

Peygamberlere iman kaidesi yalnız Hz. peygambere (s.a.s) değil Allah Teâlâ’nın bütün peygamberlerine inanmakla tam olur. En son peygamber olan Hz. Muhammed (s.a.v)’e iman ettim ama öncekilerin bazılarına veya hiçbirisine inanmamak ya da evvelki peygamberlere iman edip son peygamberi kabul etmemek asla olmaz.

Nisa suresi 150-151. ayetler bu hakikate mealen şöyle işaret eder. “Allah’ı ve peygamberlerini inkar edenler ve Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırıp, ‘Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız. (inkar ederiz) diyenler ve iman ile küfür arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu! İşte onlar gerçekten kâfir olanlardır.”

Allah Resulü de bununla ilgili Ebu Hureyre’nin (r.a.) rivayetine göre şöyle buyurmuştur: “Ben dünyada ve ahirette Meryem oğlu İsa’ya insanların en yakın olanıyım. Peygamberler ataları bir, anneleri ayrı kardeştirler. Dinleri ise tektir.” (Buhârî, Enbiya 48)

Peygamberlerin aralarında çeşitli hususlarda ve kabiliyetlerde birbirinde farklılıklar ve üstünlükleri olmakla beraber (Bakara 253. ayet) iman edenler için, peygamberlere iman noktasında, indirilen vahiyler arasında bir fark söz yoktur. Bununla beraber Peygamberlerin sonuncusu ve en faziletlisi peygamberimiz Hz. Muhammed olduğuna iman ederiz.

Şunu da unutmayalım ki Peygamberlere iman etmek elbette çok önemlidir. Bunu inkar etmek o hakikati zayıflatmak kabul edilemezdir. Biz iman edenler Allah’a ve resulüne iman etmişiz ve birbirinde asla ayırmayız vesselam…

Bu makaleyi paylaş
2 Yorumlar