Peygamberimizin Mekke Dönemi

admin
admin 53 Görüntüleme
9 Dk. Okuma süresi
Peygamberimizin mekke dönemi

Peygamberimizin Mekke Dönemi kısaca nedir? Ne kadar devam etmiştir? Bu zaman içerisinde yaşanan önemli olaylar nelerdir? surularının cevaplarına bu yazımızda cevap verdik.

Peygamberimizin Mekke Dönemi denildiği vakit O’nun (sav) doğuşundan başlayıp Medine’ye hicret etmesine kadar geçen zamanı ifade eder. Bu dönem Peygamberimizin kronolijk hayatı içinde bebeklik, çocukluk, gençlik ve ilk Peygamberlik zamanı kapsar.

Peygamberimizin Mekke Dönemi

Mekke’de cahiliye dönemi olarak isimlendirilen bir zamanda Hazreti İbrahim peygamberin soyundan gelen ve onun getirmiş olduğu Hanif dinine tabi olan bir aileden doğan Hazreti Muhammed’in (asm) kırk yaşında peygamber olması ile putperest bir toplumu hak din İslam’a davet ettiği dönemdir.

Başka bir ifade ile Peygamberlik vazifesiyle birlikte ona iman edenlerin 13 yıl süre ile kendi dinlerinin, hayatlarının savaşını vermeleri ve sonunda kendi vatanları olan Mekke’den Medine’ye hicret etmeleriyle sona eren bir dönemi ifade eder.

Bir Güneş Doğuyor

Peygamberimizin Mekke Dönemi 20 Nisan 571 yılında Rebiyülevvel ayının on ikinci gecesi dünyaya teşrif etmesi ile başlamıştır. Tüm alemlere rahmet peygamberi olan Hz. Muhammed (sav) o gece dünyayı ve bizleri şereflendirmiştir. Peygamberimiz (sav) Mekke şehrinin önde gelen ailelerinden biri olan Haşimoğluları soyundan dünyaya gelmiş Annesinin adı Amine Babasının adı ise Abdullah’tır.

Peygamberimizin Çocukluğu

Hz. Peygamberin babası Abdullah o daha doğmadan altı ay evvel ticaret için gittiği Medine’de hastalanarak ölmüştür. O zamanlar adet olduğu üzere süt anneye verilmiştir. Süt annesi olan Halime’nin yanında yaklaşık olarak 4 yıl kalmıştır. Sonra tekrar annesi Hz. Amine’nin yanına dönmüştür.

Peygamberimiz (sav) annesinin yanında 3 yıl kalmıştır. Onlara hizmet eden Ümmü Eymen ile birlikte Medine’ye akrabalarının yanına gitmek ve babasının mezarını ziyaret etmek için gittiler. Ziyaret sonrasında Ebva’da annesi hastalanmış ve orada vefat etmiştir. Annesinin vefatı sonrası dedesi Abdülmuttalib Efendimizi (sav) himayesi altına almıştır.

579 yılında dedesi Abdülmuttalib’in ölmesi ile amcası Ebu Talib’in yanına yerleşmiş ve onun korumasında yaşamıştır.

12 yaşında gelince Amcası Ebu Talib ile birlikte ticaret etemke amacıyla kervanla Şam’a gitti. Busra mevkiinde Rahip Bahira adında bir rahip vardı. Onları gördü ve beraberlerinde onları takip eden bir bulutu fark etti. Bununla beraber bazı işaretleri görmesi ile beklenen son peygamber olduğunun farkına vardı.

Rahip bahira iyice kanaat getirdikten sonra Amcası Ebu Talib’in yanına gitti. Onlara eğer yolculuğa devam ederlerse Yahudilerinde bu durumu fark edebileceğini söyler. Bu durumda zarar görebileceklerini söylemiş ve geri dönmelerini tavsiye etmiştir.

Peygamberimizin Gençliği

peygamberimizin-gencligi

Peygamberimizin Mekke Dönemi yazımıza Hz. Peygamberin gençliği ile devam edelim. Kureyş ve Hevâzîn kabileleri arasında 4 yıl devan eden ve Ficar harbi denilen savaşta tarafsız kalmıştır. Bu savaş sonrasında Hilfu’l-Füdul yani Faziletliler Antlaşmasına dahil olmuştur. Hz. Peygamber (asm) hayat boyunca bu anlaşmadan dolayı devamlı övünmüştür.

Peygamberimiz (asm) 20 yaşlarda ticaret ile uğraşmaya başlamıştır. Ticarette ve hayatında her daim doğru olması ile El-Emin unvanı verilmiştir. 25 yaşına geldiğinde ticaret yapmak için Şam’a gitti. Şam’dan döndükten üç ay sonra Hz. Hatice Bin Hüveylid validemiz ile evlenmiştir.

Hz. Hatice Peygamberimizin (sav) sadece karısı değil, hem arkadaşı, sırdaşı ve manevi destekçisi olmuştur.

Hazreti Hatice validemizden iki erkek ve dört kız evladı olmuştur. Bu çocuklarının adları sırasıyla, Kasım, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Fâtıma ve Abdullah’tır.

605 yılında Kâbe’nin bazı kısımları sık yaşanan sellerden tahrip olmuştu. Kâbe’nin tamir edilmesinde önemli bir rol üstlenmiştir. Tamir bittiğinde kabile liderleri içinde Hacerül-Esved taşının yerine konması şerefine kimin nail olacağı konusunda anlaşmazlık çıktı.

İçlerinde bulunan Ebu Ümeyye Kâbe kapısından giren ilk kişinin hakem olmasını önermiştir. İlk gelen ise  Hz. Muhammed (sav) olmuştur. Herkez memnun oldu. Çünkü o emin biri idi. O da elbisesini açtı ve o mübarek taşı ortasına koydu. Sonrasında dört büyük kabileden onu birlikte kaldırmasını istedi. Peygamberimizde (sav) taşı eline alarak yerine koymuştur. Bu aba (elbise) ve hadise daha sonraki zamanlarda şair ve yazarlar tarafından çokça işlenmiştir.

İlk Vahiy

Peygamberimizin Mekke Dönemi içinde en önemli hadiselerden biridir. Daha Peygamber olmadan evvel sıkça Hira mağarasına giderdi. Mağarada Hanif dinine göre ibadet ederdi. 610 yılında tekrar Hira mağarasına gitmişti. Bir Ramazan ayının Kadir Gecesi idi. Hz. Cebrail ilk vahyi getirmiş ve peygamber olmuştu.

İlk nazil olan ayetler Alak suresinin ilk 3 ayeti olan oku ayetidir. Bu ayetlerin inzali sonrasında eve dönmüş ve evde bulunan eşi Hz. Hatice’ ye üzerini sıkıca örtmesini istemiştir.

İlk vahiy geldikten sonra yaklaşık 3 yıl kadar kesinti oldu. Bu süreye fetreti vahiy denilmiştir. Sonra Vahiyler tekrar gelmiş ve başlaması ile rahatlamıştır. Fetret dönemi sonrasında ilk nazil olan ayet Duha suresinin 11. ayeti olmuştur. Bu ayet mealen “Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı” olmuştur. Akabinde yakınlarından başlayarak uyarmaya başlaması emredilmiştir.

Emredildiği üzere o da yakınlarından tebliğ etmeye başladı. İlk iman eden Müslümanlar Hz. Hatice, Hz. Ebubekir, Hz. Ali ve Hz. Zeyd’in olmuştur. Hem o yıl kızı Hazreti Fatıma’da doğmuştur.

Açıktan Tebliğ

Yaklaşık olarak üç yıl gizli olarak tebliğ yapılmıştır. Safa tepesine çıkıp ilk açık tebliği yapılması sonrasında yakın akrabalarına tebliğ etmek için yemekler verdi. Bu tebliğler ile amcaları Hz. Hamza ve Hz. Abbas onu peygamber olarak kabul etmiştir. Lakin amcalarından Ebu Leheb ise şiddetli bir şekilde karşı çıkmıştır.

Mekke genelinde iman edenler sayıca az iken çoğu kimse kabul etmedi. Hatta alay ettiler. Neticede Müslümanlara işkenceler ve zulümler edilmeye başlandı.

Tarih 615 olduğunda müşriklerin ağır işkence ve baskıları artmıştı. Hz. Osman liderliğinde 14 Müslüman Habeşistan’a hicret etmiştir. O yıl Hz. Hamza ile Hz. Ömer de iman ederek Müslüman olmuştur.

Zulümler ve Baskılar

616 yılında baskılar ve zulümlerin ağırlaşması ile Habeşistan’a ikinci bir hicret edildi. Bu hicrette Hz. Cafer İbn Ebi Talib başkanlığında 18 hanım olmak üzere toplam 101 kişi vardı. O zamanlar daha Müslüman olmayan Amr İbn As Habeş kralı Necaşi’nin yanına gitti. Müslümanlara sahip çıkmaması için onu ikna etmek istedi lakin başarılı olamadı.

617 yılında ise İslam dinini hızla yayılması üzerine Ebû Cehil liderliğinde Kureyşin önde gelen yaklaşık 40 kişi toplantı yaptılar. Bu toplantıda Müslümanlar ile alış-veriş yapılması, kız alıp verilmesi, görüşüp buluşulması, ekonomik ve sosyal her türlü ilişkinin kesilmesi kararı alındı.

Üstelik boykot kararlarını bir ahitnameye dönüştürerek yazmışlar ve mühürlemişler. Sonrasında bir beze sararak Kâbe’ye astılar. Amaçları Müslümanları bezdirmek, yıldırmak ve kendilerine teslim olmalarını sağlamak idi. Böylece 3 yıl devam edecek olan sosyal ve ekonomik boykot başladı.

Hicri 619 tarihinde Efendimiz’in (sav) oğlu Kasım ile az bir zaman sonra diğer oğlu Abdullah vefat etmiştir. Onların akabinde ise amcası Ebu Talib ölmüş ve onun arkasından Hz. Hatice validemiz ahirete irtihal etmiştir. O yıla Hüzün yılı adı verilmiştir. (Bu cümlenin osmanlıcası aşağıda verilmiştir.)

Hüzün yılı

620 yılında Hz. Peygamberimiz (asm)’in tebliğ için Taif’e gitmiştir. Ancak ağır hakaretlere maruz kalmış ve taşlanmıştır. Mut’im bin Adiy himâyesinde Mekke’ye dönmüştür.

Bu hüzünler sonrasında Peygamberimizin hayatında ve İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan isra ve Miraç hadiseleri gerçekleşmiştir. Allah Peygamberimizi onurlandırarak cemaliyle müşerref eylemiş, cennet ce cehennemi ahiret alemlerini göstermiştir.

Akabe Biatları

Allah’ın inayeti ve yardımıyla 1. Akabe biati yapıldı. Medineli on iki Müslüman Akabe Tepesinde Allah Resulü’ne biat etmiştir. Peygamberimiz (asm) Medine’ye İslam’ı öğretmek ve tebliğ için Hz. Mus’ab b. Umeyr’i vazifelendirdi.

Peygamberimiz (sav) Medinelilere İslâm’ı öğretmesi için gönderdiği Mus’ab b. Umeyr’in gayretleri ile 75 kişilik Evs ve Hazreçli Peygamberimizle (sav) gizlice buluştu. 622 yılında 2. Akabe Biatı yapıldı ve O’nu Medine’ye davet ettiler.

Evvelen zayıf ve ihtiyarlar gittiler. En sonunda ise Efendimiz (sav) Hz. Ebu Bekir ile birlikte 622 tarihinde Mekke’den Medine’ye hicret etti. Kuba mescidi inşa edildi ve ilk ezan okundu. Muhacirler ve Ensar arasında kardeşliği kuruldu.

Hicretle beraber Peygamberimizin Mekke dönemi sona ermiştir. Çilelerle ve zahmetlerle dolu bir dönem bitmiş oldu. Yüce Allah başta Hz. Peygamber ve beraberindeki mübarek sahabelerinden binlerle razı olsun. Onların o gayret ve üstün çalışmalarıyla İslam günümüze sapa salim olarak gelmiştir vesselam.

Bu makaleyi paylaş
Yorum Yap