Osmanlı Padişahları – Osmanlıca Ögren https://osmanlicaogren.com Çok kolay sen de öğrenebilirsin. Tue, 26 Jan 2021 20:00:10 +0000 tr hourly 1 https://osmanlicaogren.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-vav-harf-32x32.png Osmanlı Padişahları – Osmanlıca Ögren https://osmanlicaogren.com 32 32 Yavuz Sultan Selimin Son Anları https://osmanlicaogren.com/yavuz-sultan-selimin-son-anlari https://osmanlicaogren.com/yavuz-sultan-selimin-son-anlari#respond Tue, 26 Jan 2021 20:00:10 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=22607 Yavuz_sulta_selimin_son_anları

Kısacık iktidarında başarıdan başarıya koşan, toprakları 3 katına çıkaran ve ittihad-ı İslam için çalışan Yavuz Sultan Selimin Son Anları bu yazımızda yazdık. Şehzadeliğinden beri hep planladığı büyük İslam birliği hayali, onun hayatının son zamanlarına kadar gayret ve mücadele içinde olmaya sevk etmiştir. Her daim rahatını ümmetin saadetli feda eden bir İslam kahramanını olmuştur. Yavuz Sultan […]

The post Yavuz Sultan Selimin Son Anları appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Yavuz_sulta_selimin_son_anları

Kısacık iktidarında başarıdan başarıya koşan, toprakları 3 katına çıkaran ve ittihad-ı İslam için çalışan Yavuz Sultan Selimin Son Anları bu yazımızda yazdık.

Şehzadeliğinden beri hep planladığı büyük İslam birliği hayali, onun hayatının son zamanlarına kadar gayret ve mücadele içinde olmaya sevk etmiştir. Her daim rahatını ümmetin saadetli feda eden bir İslam kahramanını olmuştur.

Yavuz Sultan Selim Osmanlının en cesur ve gayretli padişahlarından bir tanesiydi. Bıkmadan usanmadan çalışarak devleti ve İslam birliği için çalıştı. 

Yavuz Sultan Selimin Son Anları

Tahtta kaldığı yılların hemen hemen tamamını seferlerde savaşlarda geçirdi. Hiç bir çile kendisini hiçbir zaman ona bezginlik ve yorgunluk vermedi. Yavuz Sultan Selim Han’ın son anlarını en yakınında bulunan arkadaşı nedimi  Hasan Can şöyle anlatmaktadır.

Hünkarın sırtında şirpençe ismi verilen bir çıban ortaya çıkmıştı. Bu çıban öyle ki kısa zamanda büyüdü adeta bir delik haline gelmişti. Öyle olmuştu ki yaranın içinden Yavuz’un ciğerini görebiliyorduk.

Koca Yavuz çok muzdarip idi.. Sanki yaralı bir Arslan gibiydi. Bu hali bir türlü kabullenemiyor hala askerlerine taktik ve talimat veriyordu. Yanına geldim. Bana dönerek “Hasan Can, bu ne haldir?” 

Hasan can ona artık dünya yolculuğunun sonuna gelindiğini ve ebedi hayatın başlangıcına ulaşılmış olduğunu sezdiğimden hüzünlenerek “Padişahım bundan sonra Allah ile beraber olmak zamanınız herhâlde!” dedim.

Koca sultan dönerek yüzüme hayret ile baktı ve “Hasan, Hasan! Sen beni bu vakte kadar kiminle beraber bilirdin?! Allah’a yönelmekte bir kusur mu gördün?” dedi.

Artık iyice yorulan ve başka alemlere dalmış olan Koca Sultan bana dedi ki Yasin suresini Oku. Nen okudukça o da tekrar ediyordu ta Selamun Gavlen Mirrabbir Rahim (Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak (kendilerine) “Selâm” (vardır). ayetini okuduktan sonra da ruhunu Rabbine teslim eyledi.

İşte hayatlarında her daim Allah ile beraber olanlar son nefeslerinde dahi böyle bir nimete mazhar olurlar. Bizler de Maşşalah Barekellah diyoruz. Allah hem ona hem o onun gibi olanlara rahmet eylesin. Mekanını cennet eylesin. Allah’a emanet olun vesselam.

The post Yavuz Sultan Selimin Son Anları appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/yavuz-sultan-selimin-son-anlari/feed 0
1. Murad Kimdir? https://osmanlicaogren.com/1-murad-kimdir https://osmanlicaogren.com/1-murad-kimdir#respond Tue, 01 Dec 2020 20:24:50 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=22320 Murad Hüdavendigar

1.Murad yani Murat Hüdavendigar Kosova fatihi, veli hem şehit hem Gazi olup Sultan 1. Murad’ın hayatı ve yaptıkları bu yazımızdadır. Murad Hüdavendigar miladi 1326 yılında Bursa’da doğmuştur. Babası Orhan Gazi olup annesi ise Bizans tekfurlarından olan Yarhisar Tekfuru’nun kızı olan Nilüfer Hatun’dur (Holofira). Balkanları Türk yurdu haline getiren sultandır. 1. Murad Hüdavendigar Kimdir Sultan 1. […]

The post 1. Murad Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Murad Hüdavendigar

1.Murad yani Murat Hüdavendigar Kosova fatihi, veli hem şehit hem Gazi olup Sultan 1. Murad’ın hayatı ve yaptıkları bu yazımızdadır.

Murad Hüdavendigar miladi 1326 yılında Bursa’da doğmuştur. Babası Orhan Gazi olup annesi ise Bizans tekfurlarından olan Yarhisar Tekfuru’nun kızı olan Nilüfer Hatun’dur (Holofira). Balkanları Türk yurdu haline getiren sultandır.

1. Murad Hüdavendigar Kimdir

Sultan 1. Murad, uzun boylu, geniş yüzlü ve iri burunluydu. Adaleli bir vücuda sahipti. Başında Mevlevi sikkesi sarılı bir başlık takar ve sade giyinirdi. Hem nazik, sevimli ve yumuşak huylu bir insan idi.

İlk eğitimini, annesi Nilüfer Hatun’dan almış daha sonra eğitimini tamamlamak için Bursa’ya gitmiştir. Buradaki Medreselerde ilim ve sanat adamları dersler almıştır.

Alimlere ve sanatkarlara hürmet göstermiş, fakirlere ve kimsesizlere şefkat ile davranmıştır. Hem tam bir asker ve devlet adamıydı. Fethedilen yerlerdeki Hristiyanlara iyi davrandığı için onların sevgisini kazanmıştır.

1382 tarihinden sonra “Murad Hüdavendigar” diye anılan Sultan 1.Murad, 1. Kosova savaşından sonra harp meydanında gezerken, Sırp Milos Obraviç (Sırp Kralı Lazar’ın damadı) tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.

Çocukları: Yakub Çelebi, Yıldırım Beyazıt, Savcı Bey ve İbrahim, Nefise ve Sultan Hatundur.

1. Murad Dönemi

1326-1389 yılları arasında hüküm sürmüş üçüncü Osmanlı Sultanıdır. Dönemin hem zahiri hem batini ilimlerinde ileri gelen büyük şahsiyetler tarafından yetiştirilmiştir.

Ağabeyi Rumeli fâtihi olan Süleyman Bey’in ölümü üzerine veliaht tayin edilmiş, kısa bir zaman sonra da babası vefat edince 1. Murad Hüdavendigar Bursa’ya gelerek Osmanlı tahtına oturmuştur.

Bir devlet adamında olması gereken bütün sıfatlara malik olan 1. Murad Han, hem ilmi bir derinliğe de sahipti.

İslam hukukuna göre bir harpte kazanılan ganimetlerin beşte biri devletin hakkı olduğu için Pençik Kanununu (beşte bir) çıkardı. Fethedilen her yerde mükemmel bir surette tesis edildi. Hiç bir Kimse aç ve açıkta kalmadı, herkes büyük bir huzur içinde yaşamıştır.

Sırpsındığı Zaferi

murad_hudavendigar

Osmanlı’nın batıdaki fetihlerinin hızla devam etmesi üzerine krallıklarının son bulacağından endişesiyle Avrupalı devletler, yaklaşık 60-100 bin kişinin katıldığı bir haçlı ordusu toplayarak sefere çıktılar.

Bu haberi alan Sultan 1. Murad Hacı İlbey komutasında 4.000 kişilik bir orduyu, keşif amacıyla gönderdi. Haçlı ordusu Meriç nehrini geçtiklerinde bir mukavemet ile karşılaşmadıklarından zafer naraları atmaya başlamışlardı.

Sevinçlerinden yiyip içip sarhoş olup uyudular. Bu gafletten yararlanan Hacı İlbey hızlıca üç koldan düşman üzerine baskını yaptı.

Neye uğradığını şaşıran ve panikleyen haçlı askerleri büyük bir bozguna uğradılar. Gece karanlığında o panikle birçoğu birbirini ezdi, kaçanların çoğu da Meriç Nehri’nde boğuldu. Az sayıda kurtulabilenler ise kaçabildi.

Güneş doğduğunda hezimet tam olarak ortaya çıkmıştı. Tarihteki meşhur “Sırpsındığı” zaferi meydana gelmiş ve Haçlılar perişan olmuşlardır. Bu zaferden sonra Başkent Bursa’dan Edirne’ye taşınmıştır.

Edirne’ye Câmiler, medreseler, birçok ilim kültür müesseseleri inşa edilerek medeniyet merkezi hâline getirilmiştir. Osmanlının hudutları orta Avrupa’ya kadar dayanmış ve artık sıra Avrupa’da fitnenin başı olan Sırpları bertaraf etmeye sıra gelmişti.

Kosova Zaferine Doğru

Hazırlıklar yapılmış ve Priştine’ye yakın Kosova sahasında, müttefik haçlı kuvvetleri ile Osmanlı ordusu karşı karşıya geldi. Haçlı müttefikleri yaklaşık 150 bin kişilik bir güce sahip iken Osmanlı ordusu ise ancak 60 bin kişi kadardı.

Sabaha doğru Osmanlı ordusu savaş düzeni aldı. Ordunun merkezinde Sultan 1. Murad Han, sağında Şehzâde Yıldırım Bayezid ve sollunda Şehzâde Yakup Çelebi komuta ediyordu.

Sultan 1. Murad’ın Duası

Sultan 1. Murad 8 Ağustos 1389’da Kosova ovasına geldiğinde tozu dumana katan bir fırtına vardı ve o gece Berat Gecesi idi. iki rekat namaz kıldı sonrasında gözyaşları içinde şu duayı etti.

“Ya Rabbi! Eğer şu fırtına aciz Murat kulunun günahları nedeniyle çıktı ise masum askerlerimi bundan cezalandırma!.. Allah’ım! Bu askerler ki buraya yalnız adını yüceltmek ve İslâm’ı tebliğ için geldiler!..

İlahi! Bunca zaman beni zaferden mahrum eylemedin ve duamı kabul buyurdun. Tekrar sana iltica ediyorum; duamı kabul buyur! Bize bir yağmur nasip eyle ki bu toz bulutu kalksın ve kâfirleri görüp, yüz yüze cenk edebilelim!

Allah’ım! Bütün mülk de bu kul da Sen’indir. Ben ise aciz bir kulum, niyetimi de sırlarımı çok iyi bilirsin. Benim maksadım mal-mülk değildir. Sadece senin rızana nail olmaktır.

Allah’ım! Bu Müslüman askerleri kafir ehline mağlup ederek helâk eyleme!.. Bizlere öyle bir zafer lütfet ki, bütün Müslümanlar bayram etsin! Dilersen o bayram vaktinde şu Murat kulun yolunda kurban olsun!..

Ya İlahi! Bu kadar Müslüman askerin helâkine beni neden kılma! Onlara yardım eyle ve zafer bahşet! İşte bunlar için ben kurban olayım yeter ki tek Sen beni şehitler zümresine kat! Bu İslam askerleri için teslim-i ruha ben razıyım. Beni gazi kıldın ve bu işin sonunda da lütuf ve kereminle şehit eyle! Amin!..”

Bu ihlasla yapılan duadan sonra Sultan huzur içinde Kur’an-ı Kerîm okumaya başladı. Çok geçmedi ki rahmet bulutları çıkıverdi. O meydana sağanak yağmur boşandı, rüzgâr durdu ve toz bulutu kalktı. 1. Murad Han secde-i şükür etti.

1. Murad Askerlerine Yaptığı Konuşma

Savaş başlamadan önce 1. Murad Han, askerlerine tarihi nitelikte şu konuşmayı yapmıştır.

“Yiğitlerim! Şimdi gayret günüdür. Erlik zamanıdır mertlik demidir. Bunca zamandır vatan sizinle övünür. Şimdi sizden şan ve şerefle dolu geçmişimiz büyük muvaffakıyetler bekler.

Bugün şu Kosova meydanı titreyen heybetiniz, Allah’ın izniyle muzaffer bir şekilde şanlı sancağımız dalgalanacak ve onun karşısında hiçbir güç duramayacaktır. Bugün kazanacağımız şanlı bir zafer bütün Rumeli’nde i’lâ-yı kelimetullâha vesile olacaktır.

İnsanın ömrü uzun değildir ve nihayette bitecektir. Ebedi bâkî olan sadece Allâh-ı Azîmü’ş-şân’dır. Cennete ulaşmak dileyenlere, işte şu meydan-ı şân ü celâdet ile duruyor.

İşte Gaziler! Benimle birlikte Allah sadalarıyla hücum ediniz!

1. Kosova Zaferi

Murad Hüdavendigar

Bu etkileyici sözlerin ardından 8 Ağustos 1389 sabahı başlayan meydan savaşı sekiz saat sürmüş ve düşman hezimete uğrayarak tarumar olmuştur.

Muharebenin sonunda zaferin kesinleştiğini gören 1. Murad Han, bunun şükrü olarak savaş sahasında geziniyordu.

Hünkar’ın korumaları bir anlık gafletle yaralı geldiği söylenen kralı görmek üzere etrafa bakarlarken yaralı taklidi yapan Sırp Kralı Lazar’ın damadı Milos Obraviç Sultanın elini öper gibi yaparak iyice yaklaştı ve koltuğunun altında sakladığı hançerini hızla çıkararak kaşla göz arasında Hünkâr’ın göğsüne sapladı.

Korumalar neye uğradıklarını şaşırdılar ve oracıkta onu paramparça ettiler. Lakin Sultan 1. Murad duası kabul olarak şehit oldu. 

29 sene devam eden hükümdarlığı süresince zaferden zafere koşmuş ve Mağlubiyet yüzü görmemiştir.

Babasından bir beylik olarak aldığı devleti büyük bir imparatorluk haline getirdi. Babası Orhan Gazi’den kalan 95.000 km2 olan toprakları 500.000 km2’ye ulaşmıştır.

Meşhed Hüdavendigar

Sultan 1. Murat’ın iç organları burada defnedildi ve bu yer de “Meşhed-i Hüdâvendigâr” olarak meşhur oldu. Meşhed şehit kelimesinden gelmekte ve şehit olduğu mekanı ifade etmektedir.

Meşhed-i Hüdâvendigar hiçbir zaman unutulmamış hatta Osmanlılar Balkanlar’dan çekilirken dahi imzaladığı anlaşmalara bu yer için özel bir madde ekletmiştir.

Sultanı Üzen Olay

Osmanlı sultanları gazâ ve cihat ettikleri zamanda Anadolu’da bulunan bazı beylikler zaman zaman saldırıyorlardı. İşte bu savaşlardan birinde bulunan Sultan 1. Murad Han, Rumeli’de iken de böyle bir durum oldu.

Karamanoğlu beyi Alâeddin Bey fırsattan istifade Osmanlı topraklarına taarruz etti. Bunu haber alan Hünkâr, son derece üzüldü ve yanında bulunanlara 1. Murad Hüdavendigar şöyle dedi.

“Şu zalimin yaptığına bakınız! Biz bir aylık uzaklıkta ve küffar ile gece gündüz cenk etsin, gaza etsin o da gelip Müslümanların mülkünü yağma etsin! İmdi ben cihadı bırakıp da nasıl Müslüman olan kardeşlerime kılıç çekeyim?!.”

Osmanlının bakış açısı böyleydi Anadolu beyliklerine karşı sabır ve tahammül göstermiştir. Onlara düşman nazarıyla bakmıyordu. Hem beylikleri cebir zoruyla kendilerine ram etmeyi zararlı buluyor ve bu şekilde kurulacak bir birliğin çabuk zeval bulacağını biliyorlardı.

Bu sebepledir ki Osmanlı sultanlarının Anadolu’da işleri ağırdan almaları aslında bir zaaf değil, Müslüman olan Anadolu’yu ikna yoluyla birleştirip bütünleştirmeyi münasip görmelerindendir.

1. Murat’ın Kabri Nerede?

Sultan I. Murat Han’ın hançerle parçalanan bedeninin iç organları, şehit olduğu yere gömüldü ve oraya bir türbe yapıldı.

Bedeni ise, Bursa’ya getirilerek Çekirge ’de yaptırmış olduğu cami ve külliyenin yanına defnedildi. Oraya da ikinci bir türbe yapıldı. Allah rahmet eylesin inşallah.

The post 1. Murad Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/1-murad-kimdir/feed 0
Orhan Bey Kimdir? https://osmanlicaogren.com/orhan-bey-kimdir https://osmanlicaogren.com/orhan-bey-kimdir#respond Tue, 20 Oct 2020 20:16:36 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=21801 Orhan Bey

Orhan Bey 1281 sesinde Söğüt’te dünyaya gelmiş ve babası Osman Bey Annesi ise Malhatundur. 16.000 km² olarak aldığı devleti yaklaşık olarak 90.000 km² yaparak oğlu 1. Murad’a devretmiştir. Orhan Bey’in çocukluğu ve gençliği hakkında çok fazla bilgi yoktur. Babası Osman Bey’in vefatı üzerine askeri alandaki başarısı nedeniyle hem ulema hem beylik mensuplarının yaptığı toplantıda padişahlığa […]

The post Orhan Bey Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Orhan Bey

Orhan Bey 1281 sesinde Söğüt’te dünyaya gelmiş ve babası Osman Bey Annesi ise Malhatundur. 16.000 km² olarak aldığı devleti yaklaşık olarak 90.000 km² yaparak oğlu 1. Murad’a devretmiştir.

Orhan Bey’in çocukluğu ve gençliği hakkında çok fazla bilgi yoktur. Babası Osman Bey’in vefatı üzerine askeri alandaki başarısı nedeniyle hem ulema hem beylik mensuplarının yaptığı toplantıda padişahlığa getirilmişti.

Ancak o kardeşi Alaaddin Bey’in başa geçmesini istemiş kardeşinin ise kabul etmemesi üzerine tahta geçmiştir. 

Orhan Bey hükümdar olduktan sonra Anadolu üzerine akınlar ve fetihler yapmış, diğer Anadolu beylikleri gibi İran’da bulunan İlhanlılar’a yıllık vergi ödemekte devam etmiştir.

Bununla beraber Bizans topraklarına yönelik akınlar düzenleyerek Osmanlı Beyliği daha da güçlü hale getirmiştir. Osmanlı’nın Marmara denizi sınırına kadar gelmesi ise 1321 tarihinde Orhan Bey’in Mudanya’yı feth etmesiyle olmuştur.

1326 tarihinde Bursa’nın fethi için öncelikle Orhaneli kalesini alınmış sonra Pınarbaşı civarında karargah kurulmuştur. Bu amaca yönelik olarak Abdullah Mihal Gazi’nin başarılı diplomasi faaliyetleri sonucu Evranos kalesi savaşsız olarak teslim alınmıştır.

Bursa kalesi kuşatmaya ve bu kuşatma 23 yıl sürmüş imkanı bol olmasına rağmen bursa tekfuru sonunda kaleyi savaşmadan teslim etmiştir. Sonrasında Bursa başkent olmuş, 9 yıl sonrasında ise Edirne başkent olmuştur.

Orhan Bey İlk Meydan Savaşı

Orhan Bey ilk meydan savaşını 1329 tarihide Bizans imparatoru III. Andronikos ve sonra imparator olan Yannis Kantakuzenos’a karşı yapmıştır.

Yaklaşık 2.000 paralı asker ordusunda bulunan Bizans ordusu Kocaeli’nde kadar ilerlemiş, Osmanlılara ise ivedi bir şekilde Darıca üzerinden gelmiş ve 11 Haziran 1329’da Maltepe başka bir adı da Palekanon olan meydan Savaşı’na girişmişlerdir. Bu savaşın sonucu ise Osmanlıların mutlak zaferi ile sonuçlanmıştır.

Sonrasında ise Roma İmparatorluğu’na başkentlik yapmış ve yaklaşık 6 yıl Osmanlı ablukası altında kalan İzmit bölgesi  1337 senesinde Bizans tarafından artık savunulamaz hale gelmiş ve son Bizans valisi Prenses Marika Paleialogos tarafından terkedilmiştir.

Bu durumda İzmit Osmanlı orduları tarafından fethedilmiş ve yönetimi Süleyman Paşa’ya verilmiştir.

Barış Anlaşması ve Haraç

Bu fetihler sonrası III. Andronikos 1333 senesinde Orhan Bey’e barış teklif etmiş ve bu anlaşma ile yıllık 12.000 Bizans altınını haraç olarak vermeyi kabul etmiştir.

Bu altınlar karşılığında Bitinya’da Bizans’ın elinde kalmış olan arazilere Osmanlı’ların hücum etmemesini engellemiş oldu. Artık Orhan Bey’in Anadolu’da “küffardan fethedeceği” önemli bir yeri kalmamıştı.

Yeni Anadolu Stratejisi

Orhan Bey bundan sonra yeni bir strateji olarak komşu Türkmen beyliklerin fethine yöneltmiştir. Bu amaca yönelik Karesi Beyliği’ndeki hükümdarlık mücadelesinde arabulucu olarak 1342 senesinde Ulubad, Karacabey (Mihaliç) ve Kırmastı kalelerini alınmıştır.

Daha sonra ise kalabalık bir askeri güçle 1345 tarihinde Karesi Seferi’ne çıkmış ve bu beyşiğe ait geniş topraklar ile beraber Balıkesir, Manyas, Edincik ve Erdek şehirlerini alarak Osmanlıya dahil etmiştir.

Rumeli’ye Geçiş

Orhan Bey bir iç isyan sonrası Bizans’ın başına geçen VI. Yannis Kantakuzenos’la yakın ilişkiler kurmuş ve Bizans’a yardım etmeye başlamıştı.

Sırp Kralı IV. Stefan Duşan Bizans aleyhine olarak tüm Makedonya’yı istila etmek amacıyla Serez kalesini kuşatma altına almış ve Bizans aleyhine çalışıyorlardı.

VI. Yannis Kantakuzenos Orhan Bey’le yakın ilişkiler kurmak için temaslarda bulunmuş hatta bu maksat uğruna biraz Türkçe öğrenmişti. İki hükümdar birbirleri ile bir görüşmeleri esnasında Bizans kralı kızlarını Orhan Bey’le tanıştırmış ve ikinci kızı olan Teodora’yı Orhan Bey ile daha sonrasında evlendirmiştir.

(Bir not: Orhan Bey’in başka bir hanımı ise Yarhisar Tekfur’unun kızı Holofiradır. Müslüman olduktan sonra ismini Nilüfer Hatun olarak değiştirilmiş ve bu evlilikten doğan Murad Hüdavendigar Osmanlı Devleti’nin 3.hükümdarı olmuştur.)

1352 tarihinde Yannis Kantakuzenos ile ortak imparator olan V. Yannis Palaiologos ile araları açılmış ve V. Yannis, Edirne’de hüküm süren Matthaios’a Sırplıların yardımı neticesinde hücum edip şehrin idaresini eline almıştır.

Buna karşılık hemen VI. Yannis Kantakuzenos damadı olan Orhan Gazi’den askerî destek talep etmiş ve bu talep neticesinde komutanlığını oğlu Süleyman Paşa’nın yaptığı bir büyük Osmanlı ordusunu VI. Yannis emrine girmek üzere yardıma göndermiştir.

İşte bu Osmanlı birliği ile takviyeli Bizans ordusu Bizans İmparatoru VI. Yannis başkomutanlığı altında Edirne’ye ilerleyip bu şehri kurtarmıştır. Aynı Osmanlı ordusu birkaç ay sonra Sırp-Bulgar ordularını soğuk havada donan Meriç Nehri kıyılarında yenmiştir.

Yenilikleri ve düzenlemeleri

Orhan bey

Devlet alanında yapılan yenilikler; Orhan Bey Osmanlı Beyliği’ni çıkardığı yeni yasalar ve düzenlemeler ile  devlet haline getirmiştir. İlk kez vezir ataması onun zamanında yapılmıştır.

İlk kez kadı ve subaşı atamaları yapılmış ve sancaklara kadılar gönderilmiştir. Divan Örgütü kurulmuştur. Vakıf sistemi ile adli teşkilat kurulmuştur.

Askerlik alanında; Yaya ve müsellem olmak üzere ilk düzenli Osmanlı ordusu kurulmuş ve İlk donanma çalışmaları yapılmıştır. Ticaret ve Ekonomi alanında ise 21 maddelik ilk İhtisab Kanunnamesini çıkarılmıştır.

Orhan Gazi’nin Fiziki Yapısı ve ahlakı

Devlet-i Aliyyeyi Osmaniyenin ikinci hükümdarı Orhan Bey tarih kitaplarına göre mavi gözlüydü sarışın ve beyaz tenli, geniş göğüslü ve iri yapılı bir insandı.

Kulağında ise siyah bir beni vardı. Sık sık halkın arasına karışıp onların dertlerini dinleyen birisiydi. Davranışları dengeli ve kararlı idi. Her zaman tedbirli davranırdı. İyi ahlâklı ve merhametli olarak tanınırdı.

Osmanlı İmparatorluğunun en uzun ömürlü padişahı Orhan Gazi, ömrünün son anlarında tahtı şehzade Murat’a bırakmış ve kendisi Bursa’ya yerleşmiştir.

Vefat tarihi ihtilaflı olmakla beraber zamanının tarihçisi olan Aşık paşazade, Orhan Gazi’nin 1358 tarihinde vefat ettiğini yazmaktadır.

Orhan Bey’in kabri nerededir?

Orhan Bey Bursa’da, Gümüşlü Kümbet’te babasının türbesinde defnedilmiştir. Allah rahmet eylesin.

The post Orhan Bey Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/orhan-bey-kimdir/feed 0
2. Abdülhamid Han Kimdir? https://osmanlicaogren.com/2-abdulhamid-han-kimdir https://osmanlicaogren.com/2-abdulhamid-han-kimdir#comments Mon, 05 Oct 2020 20:01:38 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=21467 2. Abdülhamid han

2. Abdülhamid Han 21 Eylül 1842’de İstanbul’da doğdu. Babası Sultan Abdülmecid, annesi Tir-i Müjgan Kadın Efendi’dir. Sultan II. Abdülhamid uyguladığı sağlam devlet politikalarıyla yıkılmak üzere olan Osmanlı Devletini 33 yıl ayakta tutmayı başarmıştır. Sultan 2. Abdülhamid Han hayırsever ve cömertliği ile ön plana çıkmış bir padişahtır. Sıradan bir vatandaş gibi yaşardı. Yunun seferinde hazinede para […]

The post 2. Abdülhamid Han Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
2. Abdülhamid han

2. Abdülhamid Han 21 Eylül 1842’de İstanbul’da doğdu. Babası Sultan Abdülmecid, annesi Tir-i Müjgan Kadın Efendi’dir. Sultan II. Abdülhamid uyguladığı sağlam devlet politikalarıyla yıkılmak üzere olan Osmanlı Devletini 33 yıl ayakta tutmayı başarmıştır.

Sultan 2. Abdülhamid Han hayırsever ve cömertliği ile ön plana çıkmış bir padişahtır. Sıradan bir vatandaş gibi yaşardı. Yunun seferinde hazinede para kalmayınca atalarından kalma şahsi servetinden masrafları karşılamıştır. Daha sonra bunu devletten geri almamıştır.

Sultan İkinci Abdülhamid sanat kültür ve eğitime büyük önem verirdi. Güzel Sanatlar Akademisi, Ticaret ve Ziraat Okullarını kurmuştur. Dilsiz ve körler için okullar yaptırdı. Vilayetlere liseler, kazalara ortaokul, köylere ise ilkokul yaptırdı.

Sultan 2. Abdülhamid Han İstanbul Şişli Etfal Hastanesini ve Darülacezeyi kendi şahsi parasıyla yaptırdı. Hamidiye içme suyunu borularla İstanbul’a getirtti. Bağdat’a ve Medine’ye kadar demiryolları döşetti. Büyük şehirlere atlı tramvay hatları yaptırdı.

Sultan 2. Abdülhamit’in Şahsiyeti

Sultan İkinci Abdülhamid genç yaşta dini ve fenni ilimler aldı.  Genç yaşta zekâsı ve siyasi kabiliyeti ile dikkatleri üstüne topladı. Sultan Abdülaziz onu gittiği Mısır ve Avrupa seyahatlerine götürdü.

Nazik bir yapısı vardı. İnsanların gönlünü almasını çok iyi bilirdi. Bir defa gördüğü ve işittiği bir şeyi asla unutmazdı. Yani hafızası çok güçlü idi.

Alman birliğini kurmuş olan Prens Bismark Abdülhamid ile ilgili “Dünyada yüz gram akıl varsa, bunun doksan gramı Abdülhamid Han’da, beş gramı bende, kalan beş gramı da diğer dünya siyasilerindedir.” demiştir.

Sultan İkinci Abdülhamid’in en büyük talihsizliği devleti çok kötü şartlar altında eline almış olmasıdır. Bunca olumsuzluğa rağmen yılmadan bıkmadan müthiş zekâsı ve sabrı ile devletin yıkılmadan 33 yıl daha ayakta kalmasını sağlamıştır.

Sultan 2. Abdülhamid Han

2. Abdülhamit hanTahta çıktıktan sonra daha önce yapılmamış birtakım faaliyetlerde bulunan Abdülhamid, çok kısa sürede ordunun ve halkın gönlünü kazanmayı bildi.

Sultan 2. Abdülhamid Han tahta çıktığı zaman Osmanlı İmparatorluğu büyük bir bunalım içindeydi. Tahta geçmeden evvel Mithat Paşa’ya verdiği söz uyarınca 23 Aralık 1876’da, ilk Osmanlı anayasası kabul edilen Kanun-ı Esasi’yi ilan etti.

Ayan Meclisi ile Meclisi Mebusan üyelerinden oluşan ilk meclis 19 Mart 1877’de açılmış, böylece I. Meşrutiyet dönemi başlamıştır. Padişah ile meclisin ülkeyi birlikte yönetmesi kaidesine dayanan anayasayla yargı bağımsızlığı ve temel haklar güvence altına alınmasına rağmen egemenliğin esas kaynağı yine padişah olmuştu.

93 Harbi (1877-78 Türk-Rus Savaşı)

Hicri takvimler 1293 yılını gösterdiği vakitte Ruslarla 93 Harbi yapıldı. Ruslar 93 harbi ile Tuna ötelerinden İstanbul Yeşilköy’e kadar geldiler.

Sultan 2. Abdülhamid Han bu dehşetli hezimet karşısında önce buna sebep olan ihtilâlci kadroyu bertaraf edip dizginleri eline aldı. Sonra da Rusya tarafında yer alan İngiltere’yi diplomatik sahada Rusya’ya karşı kullanmanın yollarını aradı. 

Bu emeline ulaşmak için Kıbrıs Adası’nı “hukûk-i şahanesi bâkî kalmak şartıyla” bir üs suretinde kendilerine vererek Ayastefanos Muâhedesini devre dışı bıraktı. Akabinde 13 Şubat 1878 tarihinde meclisi mebusan’ı kapatarak idareyi ele aldı.

2. Abdülhamid han çok büyük meseleler karşısında bunalan Osmanlı Devleti’ni dâhiyane bir siyaset, adalet ve fevkalade bir kudretle yönetti.

Düyun-u Umumiye idaresini kurarak 250.000.000 tutan devlet borçlarını yüz altı milyona indirmiş ve büyük bir imar faaliyeti ile eğitim ve öğretim seferberliği başlatmıştır.

Yunan devletinin Girit’te isyan çıkarması ve Türkler arasında toplu katliamlar yaptırmaya başlamaları üzerine, Yunanistan’a savaş ilan etti. Almanların altı ayda geçilemez dedikleri Termopil geçidini sadece24 saatte geçen Osmanlı Ordusu, Atina önüne vardı. Yunanistan’ın tamamen Osmanlı eline geçeceğini anlayan Avrupalı devletleri sulh anlaşması yapmak istediler.

2. Abdülhamid Han dış politikada başarılı bir diplomasi yürütmüş ve Batı’ya karşı dengeci, Doğu’ya karşı İslamcı politikalar geliştirerek ülke içinde mutlakıyeti güçlendirmiş bir hakandı.

Abdülhamid han emperyalist güçler tarafından paramparça edilmek emeline karşı dik durma çabası gösteren bir hükümdardı.

2. Abdülhamid Han: Bir Karış Toprak Satmam

Emperyalizm ve Siyonizm adeta kardeş olmuş, Filistin topraklarını sömürgeleştirme niyetine girmişler ve bir plan yaparak Sultan Abdülhamid’e Filistin’de bir Yahudi devleti kurma teklifi götürülmüş, Filistin toprakları satın alınmak istenmişti.

Ulu hakan ise onlara ” “Ben bir karış dahi toprak satamam, zira o bana değil, halkıma aittir. Onlar, bu İmparatorluğu kurup kanlarıyla mahsuldar kıldılar. Onu, bizden koparılmadan önce üzerini kanımızla bir kere daha kaplamayı biliriz.” Demişti.

Sultan 2. Abdülhamid Han 31 Mart Vakası olarak tarihe geçen, tahttan indirildiği 13 Nisan 1909 tarihine kadar, devlet ve hilafet mührünü abdestsiz basmayacak kadar dindar bir kişiliğe sahip birisiydi. Buna rağmen onu indirenler maalesef onu dinsizlikle suçlamışlardı.

2. Abdülhamid’in Gerçekleştirdiği Projeler

Sultan 2. Abdülhamid Han tarihte çok önemli projelere imza atmıştır. Bu projeler şunlardır:

  1. İlk kız okulları 2. Abdülhamid döneminde açıldı.
  2. Tahta çıktığı zaman 250 olan Rüştiye sayısını 900’e, 6 olan idadi sayısını 109’a çıkardı.
  3. Modern ilkokul sayısı 1905 yılında 9 bine ulaştı.
  4.  Abdüllatif Suphi Paşa’nın kız sanat okulu açma projesine açıkça destek verdi.
  5. Sirkeci ve Haydarpaşa garlarını yaptırdı.
  6. Hicaz Demiryolunu yaptırdı. Bu projede her şey yerli girişimle yapıldı.
  7. 1877 yılında Posta Telgraf Teşkilatını bir bakanlık haline getirdi. 1900 senesinde PTT’de ilk defa bir ‘havale kalemi’ devreye girdi.
  8. 1901 yılında Şehir Postaları kuruldu.
  9. 1876 senesinde Avrupa’da kullanılmaya başlanan telefon, 1881 yılında Türkiye’ye getirildi.
  10. 1899 yılında Şişli Etfal Hastanesini kurdu.
  11.  25 Mart 1906 tarihli fermanı ile Okmeydanı’nda bulunan Darülaceze kuruldu.

Sultan 2. Abdülhamid’e kızıl sultan yaftasını bile yapıştırdılar, dinsiz dediler lakin o devletini ayakta tutmak için varını yoğunu ortaya koymuş dahi ve bilinçli bir Müslüman idi.  

Tarih er geç bu dahi sultanı aklayarak hakiki yerini ortaya çıkaracaktır vesselam..

Osmanlı padişahları hayatlarını sitede bulunan kategori linkinden okuyabilirsiniz.

The post 2. Abdülhamid Han Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/2-abdulhamid-han-kimdir/feed 1
Kanuni Sultan Süleyman Kimdir? https://osmanlicaogren.com/kanuni-sultan-suleyman-kimdir https://osmanlicaogren.com/kanuni-sultan-suleyman-kimdir#respond Tue, 11 Aug 2020 18:09:55 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=21401 Kanuni Sultan Süleyman

Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı devletinde en uzun süre tahtta kalan padişahıdır. Kanuni 6 Kasın 1494 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Babası Osmanlı Padişahı Yavuz Selim annesi ise Hafsa Sultan’dır. Çağdaş batılı yazarlar Kanuni’yi MUHTEŞEM veya BÜYÜK TÜRK lakaplarıyla anıldı. Kanuni Sultan Süleyman çocukluk yıllarını babasının sancak beyi olarak görev yaptığı Trabzon ilinde geçti. Babasının vefatından sonra […]

The post Kanuni Sultan Süleyman Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Kanuni Sultan Süleyman

Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı devletinde en uzun süre tahtta kalan padişahıdır. Kanuni 6 Kasın 1494 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Babası Osmanlı Padişahı Yavuz Selim annesi ise Hafsa Sultan’dır.

Çağdaş batılı yazarlar Kanuni’yi MUHTEŞEM veya BÜYÜK TÜRK lakaplarıyla anıldı. Kanuni Sultan Süleyman çocukluk yıllarını babasının sancak beyi olarak görev yaptığı Trabzon ilinde geçti. Babasının vefatından sonra 30 Eylül 1520 yılında İstanbul’a gelerek tahta oturdu.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Şehzadelik Dönemi

Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatı ilk dönemlerde 1. Selim’in Sancak Beyliği yaptığı Trabzon’da geçti. 7 yaşına gelince eğitim almak için İstanbul Topkapı Saray’ına geldi. Burada din, tarih, edebiyat, bilim ve askerlik eğitimleri aldı.

Osmanlı adetine göre şehzadeler 10 yaşında yöneticilik yapmak üzere Sancak Beyi olarak atanırdı. Kanuni’nin atanması amcalarının tutumu nedeniyle biraz gecikti. Kanuni önce Şebinkarahisar’a, sonra Bolu’ya daha sonra da Kırım’da bulunan Kefe’ye gönderildi.

Kanuni’nin babası Yavuz Sultan Selim, II. Beyazıt kardeşleri Şehzade Ahmet ve Şehzade Korkut ile yaptığı mücadeleyi kazanarak 1512 yılında tahta geçti. Kanuni babasının padişah olmasından sonra Kefe’den İstanbul’a geldi.

Burada bir süre kaldıktan sonra Manisa iline Sancak Beyi olarak atanı. Padişahlığa geçinceye kadar 7 yıl Manisa’da kaldı. Yavuz Sultan Selim’in ölümünden sonra İstanbul’a gelerek 30 Eylül 1520 yılında tahta oturdu.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Edebi Kişiliği

Kanuni Sultan Süleyman şehzadelik yıllarında iyi bir eğitim aldı. Arapça, Farsça ve Tatarca lehçelerine hâkimdi. Birçok Osmanlı padişahı gibi Kanuni Sultan Süleyman’da büyük bir şairdi.

Şiirden çok iyi anlayan Süleyman hükümdarlığı boyunca alim ve şairlere büyük itibar gösterdi. Yazdığı aşk ve kahramanlık şiirleri divan edebiyatında büyük ilgi gördü.

Kanuni Sultan Süleyman

Mohaç Meydan Muharebesi

Kanuni Sultan Süleyman ilk siyasi faaliyeti 30 Ağustos 1521 yılında Belgrad’ı sonrasında Rodos’u fethetti. 29 Ağustos 1526 yılında Macarları Mohaç ovasında Mohaç meydan muharebesinde yenilgiye uğrattı. 1529 yılında Viyana’yı kuşatsa da kötü hava şartları ve şehri elde tutamayacağını düşünerek geri çekildi.

Donanmanın Başına Barbaros Hayrettin Paşa Geçti

Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı donanmasını güçlendirmek için donanmanın başına 1532 yılında Barbaros Hayreddin Paşa’yı getirdi. 1534 yılında Osmanlı devletinin başına büyük sıkıntı çıkaran Safeviler’e karşı Irakeyn seferi düzenledi. Bu seferle birlikte önce Tebriz ardından Bağdat’a girdi.

Preveze Deniz Zaferi

Osmanlı devletinin donanmasının başındaki Barbaros Hayrettin Paşa ile Cenevizli Amiral Andrea Doria arasında 27 Eylül 1534 yılında Preveze Deniz Savaşı yapıldı. Savaşı Osmanlı donanması kazandı.

Böylece Osmanlı devletinin Akdeniz’deki hâkimiyeti güçlenmiş oldu. 1548 yılında Safevi Hükümdarı Şah Tahmasb’a karşı İran’a sefer düzenlendi. Bu seferle Tebriz’e girildi. Bu seferle birlikte Van Kalesi alınarak burası Beylerbeyi merkezi yapıldı.

Şehzade Mustafa’nın İdam Edilmesi

Kanuni Sultan Süleyman

Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatında önemli dönüm noktalarından birisi büyük oğlu Mustafa’nın idam edilmesi oldu. 4 Ekim 1553 yılında Doğu Seferinde Konya Ereğli bölgesinde babasının huzuruna çıkmak için ortağa giren Şehzade Mustafa cellâtlar tarafından boğularak idam edildi.

Oğlunu idam ettiren Kanuni zaman geçtikçe bu duruma çok üzüldüğünü ve büyük pişmanlık duyduğunu birçok yerde dile getirmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Vefatı

Kanuni Sultan Süleyman ömrünün son 15 yılında tedavisi olmayan Gut hastalığıyla geçirdi. Hastalığının ilerlemesine rağmen savaş meydanlarından bir an olsun ayrılmadı. Kanuni 7 Eylül 1566 yılında vefat etti. Cenazesi 23 Kasım’da Şeyhülislam Ebussuud Efendinin kıldırdığı namazla defnedildi.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Eğitim İcraatları

Kanuni Sultan Süleyman döneminde birçok sayıda medrese açıldı. Yapılan medreselerde ve külliyelerde çok sayıda kütüphane kuruldu. Kütüphanenin külliyelerde kurulmasının sebebi eğitimin halk arasında yaygınlaştırılmaya çalışılmasıdır.

Osmanlı Devleti’nin 2. Büyük kurumu Süleymaniye Medresesi Kanuni döneminde kuruldu. Süleymaniye Medresesinde tıp, matematik gibi pozitif bilim dallarında eğitim verildi. Bu medreseden çok önemli bilim adamları yetişti.

Kanuni döneminde eğitim 2 aşamaya ayrıldı. Sahnı Seman medreselerinde hukuk ilahiyat ve edebiyat alanında dersler verildi. Süleymaniye Medresesinde ise Matematik ve tıp gibi eğitimler verildi.

The post Kanuni Sultan Süleyman Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/kanuni-sultan-suleyman-kimdir/feed 0
Sultan İkinci Murad Kısaca Kimdir? https://osmanlicaogren.com/sultan-ikinci-murad-kisaca-kimdir https://osmanlicaogren.com/sultan-ikinci-murad-kisaca-kimdir#respond Sat, 20 Jun 2020 13:44:22 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=21179 Sultan 2. murad

Sultan ikinci Murad kısaca kimdir? Sultan ikinci Murad Fatih Sultanın Babasıdır. 1402 yılında dünyaya geldi, babası Mehmed Çelebi olup annesi ise Emine Hatun’dur.  Sultan İkinci Murat’ın tahta çıkmasından bir çıkar elde etmek isteyen Bizans İmparatorluğu, Mehmed Çelebi döneminde hapse göndermiş oldukları Mustafa Çelebi’yi serbest bırakmışlar ve Osmanlı tahtına geçmeleri için ayaklanma düzenlemişlerdi. Bizanslıların, Sultan Murad’ın […]

The post Sultan İkinci Murad Kısaca Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Sultan 2. murad

Sultan ikinci Murad kısaca kimdir? Sultan ikinci Murad Fatih Sultanın Babasıdır. 1402 yılında dünyaya geldi, babası Mehmed Çelebi olup annesi ise Emine Hatun’dur. 

Sultan İkinci Murat’ın tahta çıkmasından bir çıkar elde etmek isteyen Bizans İmparatorluğu, Mehmed Çelebi döneminde hapse göndermiş oldukları Mustafa Çelebi’yi serbest bırakmışlar ve Osmanlı tahtına geçmeleri için ayaklanma düzenlemişlerdi.

Bizanslıların, Sultan Murad’ın üzerine yolladıkları birlikleri Avrupa Kıtası’nda yenen Şehzade Mustafa, Edirne’ye geldi ve hükümdar oldu. Ancak sonrasında Sultan İkinci Murad’ın ordusu ile karşılaştı ve direnemedi bunun üzerine kaçmaya kalkıştı.

Ancak Edirne’de yakalanan Mustafa Çelebi, namı diğer Düzmece Mustafa Edirne’de idama mahkum edildi. Sultan İkinci Murad hayatı hep suikastlar ve maceralar ile doludur, eğer sizlerde Sultan İkinci Murad hayatı araştırması yapıyorsanız, yazımızı okumaya devam ediniz.

Sultan İkinci Murad, Azeb adı altında 1421 yılında düzenli bir askeri sınıf kurmuştur. Sultan İkinci Murad, daha sonra Düzmece Mustafa ayaklanmasında önemli bir rol oynayan Bizans İmparatorluğunun üzerine yürüyerek İstanbul’u kuşatmaya kalktı.

Kardeşi İle Mücadelesi

Sultan İkinci Murad hayatı böyle kuşatmalarla geçti. Sultan İkinci Murad henüz 13 yaşında Bizans oyunlarıyla ayaklanan Şehzade Mustafa’nın Bursa’yı fethetmeye çalıştığı haberini alması üzerine İstanbul Kuşatmasını kaldırdı ve Anadolu’ya geçerek isyanların alevini söndürmeyi başardı ve kardeşi Mustafa’yı oracıkta boğdurarak öldürdü.

Sultan ikinci Murad, tüm bu olaylardan sonra Osmanlı’ya ayak kaldıran tüm beylikleri etkisiz hale getirmeyi başardı. Etkisiz kalan tüm Anadolu beylikleri de zamanla Osmanlı Devlet’ine zorunlu olarak bağlanmak zorunda kaldı. Sultan Murad, Aydın ve Menteşe beyliklerine sonrasında ise Teke ve Germiyan beyliklerine son vererek hükümdarlığını kanıtlamış oldu.

Sultan İkinci Murad hayatı devam ederken, Avrupa üzerine ağırlıklı seferler düzenlemeye karar verip 1438 senesinde Sırbistan’ı fethetmiştir. Sonrasında ise Selanik ve Makedonya daha sonra ise Teselya ve Yanya ülkelerinin büyük bir kısmını kendi ülkesine katmıştır.

Arnavutluk ise kendiliğinden Osmanlı himayesini kabul etmiştir. Eflak Beyliği’nin Osmanlı’ya karşı ayaklanması üzerine, İkinci Murad bir ordu yollayıp yeniden Osmanlı’ya bağlamıştır.

Osmanlı’nın Avrupa kıtasındaki bu muazzam başarıları, Bizans İmparatorluğu ve Avrupa’yı telaşa sürüklüyordu. Avrupa ise Osmanlı’nın üzerine salmak içi Haçlı seferleri düzenlemeyi düşünüyordu.

Varna Savaşı

Sultan ikinci Murad

Varna savaşı öncesinde 2. Murat hem Macarlarla yaşadığı sıkıntılar, hem büyük oğlu Alaaddin’i kaybetmenin getirdiği hüzün, hem uç beyleriyle yaşadığı sıkıntılar ve anlaşmazlıklar, hem Karamanlıların Macarlarla yaptığı antlaşmanın sükunet sağladığını düşünerek tahtan çekilme kararı aldı.

Sultan 2. Murat Hacı Bayram Veli hazretlerinin, İstanbul’un fethinin oğlu şehzade Mehmed’e nasip olacağını söylemesi de bu kararı almasında etkili olmuş ve oğlumun padişahlığını sağlığımda göreyim diyerek tahtan feragat etmiştir.

Sonrasında yerine henüz yaşı küçük olan 2. Mehmed’i yani Fatih’i bıraktı. Fakat hadiseler beklediği gibi olmadı. Bu durumdan yararlanmak isteyen Haçlı ordusu boş durmadı.

Büyük bir ordu hazırladılar ve Osmanlıların üzerine yürümeye karar verdiler. Savaş artık kaçınılmaz oldu ve Fatih Sultan Mehmed’in Babasını öyle bir daveti etti ki o davet  tarihe şu şekilde geçti.

Fatih Sultan Mehmed’in Babasını İkna Etmesi

Eğer padişah siz iseniz din ve devletin hizmet beklediği bir zamanda istiğna (geri durmak) göstermeniz padişahlık vazifesine uymaz. Yol şayet padişah ben isem, işte o zaman size emir ediyorum silah başına geliniz ve itaatin lüzumunu size ihtar ediyorum .

Şu muhteşem davet üzerine sultan 2. Murat Osmanlı ordusunun başına tekrar geçmiş ve haçlı ordularını Varna’da mağlup ederek önemli bir muzafferiyet elde etmiştir.

Bu mağlubiyetin arkasından Avrupalı Haçlılar, Osmanlı Ordusuna karşı abur Cengi denilen bir yöntemi geliştirmişlerdi. Haçlı orduları bir arabaya konulan topçu bataryalarını bir çember haline getiriyorlar ve Ordular da içeri saklanıyordu.

Haçlılar boş durmuyor daha da hırsla güçleniyor ve daha güçlü devletler ile ittifaklar kurarak Osmanlıları yenme hayalleri kuruyorlardı.

İkinci Kosova Savaşı

Varna Savaşı’nda uğradığı bozgunun izlerini silmek isteyen Jan Hunyadi, Macar, Alman, Eflak, Hırvat, Venedik ve Lehistan kuvvetlerinden oluşan bir Haçlı ordusuyla Sırbistan’ı işgal etmiş ve Tuna nehrini geçmiştir.

II. Murat ise Arnavutluk seferinde bulunuyordu. Macarların büyük komutanı Jan Hunyadi ile Arnavut İskender Bey’in birleşmesini önlemek için hemen harekete geçti ve Kosova Meydanı’na gelmiştir. ll. Murat evvelen Jan Hunyadi’ye anlaşma teklif etti lakin bu teklif kabul görmedi.

Anlaşmayı ret eden Haçlılar 17 Ekim 1448’de taarruz etmeye başladılar. Lakin savaş Osmanlıların mükemmel taktikleriyle 3. günde bitti ve Macar Jan Hunyadi büyük bir yenilgiye uğratılmıştır. Macar komutan kaçmış ona yardıma gelen İskender yetişememişti. Böylece Bizans’ı kurtarma teşebbüsü hayal olmuştu.

Bu savaşlardan sonra artık Balkanlar Türk yurdu haline gelmiş ve sıra İstanbul’un fethine gelmişti.

Sultan 2. Murad’ın Ölümü

1450 tarihinde II. Mehmet ile beraber İskender Bey’e karşı Arnavutluk üzerine bir sefer daha düzenledi. Sefer dönüşünde Edirne’de oğlu II. Mehmet’i Dulkadiroğlu Süleyman Bey’in kızı Sitti Hanım’la evlendirdi ve şaşaalı bir düğün tertip etti. Arkasından çift Manisa’ya yolcu etti

Düğünden kısa bir vakit geçmiş ve tarihler 1451 idi. Sultan II. Murat istirahat için gittiği Edirne Tunca’daki bir adada felç geçirmiş ve 3 Şubat 1451’de günü vefat etmiştir. Vefat ettiğinde 48 yaşında idi.

Vasiyetinde şöyle diyordu ” Bursa’da rahmetli oğlum Ali yanındaki kabrin katında koyalar … Üzerime bir çâr dîvâr türbe yapalar, üstü açık ola ki üzerime yağmur yağa … Soyumdan sopumdan her kim ki ölecek olursa benim yanımda komayalar, katıma getirmeyeler” diye vasiyet ediyordu

Vasiyeti üzere vefatından sonra oğlu Alaaddin’in (Fatihin abisi) yanına (18 yaşında atından düşerek ölmüştü) Bursa’ya götürüldü ve onun yanına defnedildi. Üstü açık türbe de yapıldı. Bunun sebebi Allah’ın rahmeti ve bereketinin üstüne yağması niyeti idi. Allah rahmet etsin.

İkinci Murad 1451’de vefat ile tahta yerine oğlu Mehmet yani Fatih Sultan Mehmet geçmiştir.

 

The post Sultan İkinci Murad Kısaca Kimdir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/sultan-ikinci-murad-kisaca-kimdir/feed 0