Çok kolay sen de öğrenebilirsin.

Oruç Tutmanın 14 Hikmeti

0 4

Oruç Ramazan ayında bizlere farz kılınmış ve bizler oruç ibadetiyle muhatap olmuşuz. Bununla beraber farz olarak tuttuğumuz oruçlar aslında birçok hikmeti ve güzelliği üzerinde barındırıyor. Bu yazımızda bu hikmetlerden bahsedeceğiz.  

Oruç tutmak Bakara suresi 183. Ayette de geçtiği üzere farzdır. Sadece Allah rızası için tutulur. Başka maksatlar aranmaz aranmamalı. Yani hem diyet olsun hem oruç sağlam bir niyet değil. Niyetimiz her zaman her amelde olduğu gibi rızayı ilahi olmalı haricine çıkılmamalı. Bu sayacağımız hikmetler olsa olsa bir teşviktir bir araçtır amaç olamaz. 

Oruç Tutmanın Faydaları

Her şeyi yaratan yüce Allah (c.c.) tarafından verilen bütün emirlerde farzlarda aslında bizim bilebildiğimiz veya bilemediğimiz çok hikmetleri vardır. Allah’ın bir şeyi emretmesi güzel olması için yeter. Biz de görebildiğimiz, okuduğumuz kadar bu ibadetinin faydaları ve hikmetlerini anlatmaya çalışacağız.

1. Oruç ile Allah’ın emirlerine bağlılığımızı gösteririz.

Yüce Allah biz insanları aç olmak ile, susuz kalmak ile mallarımızla, fakirlik ile, zenginlik ile imtihan edeceğini Kuran-ı kerimde bildirmişti. Yani burası bir imtihan dünyası. Öyle ya imtihan olmalı ki iyi ile kötü, şer ile hayır, çalışan ile tembel, riyakâr ile ihlaslı olanlar ortay çıksın. İşte biz bu Ramazan ayında açlık ile imtihan olunuyoruz. Oruç tutmak ile bu imtihandan geçmiş, imtihanı başarmış olarak samimiyetimizi, hassâsiyetimizi göstermiş oluyoruz.

2. Oruç ile sabır kuvvetimiz artar.

Sabır bu dünyada elimizdeki en büyük güçtür. Başarılar sabır ile gelir, sıkıntılar ve musibetlerin yegâne ilacı sabırdır. Sabrın olmadığı yer mi var? İlim, ticaret, savaş ve kulluk saymakla bitmez bir liste çıkar karşımıza. Oruç tutmakla işte küçük yaşlardan itibaren sabra alışırız sabır kuvvetimiz ziyadeleşir. Bu kâmil noktada artar. Şunu da unutmayalım ki Allah sabredenlerle beraberdir.

3. Oruç ile nimetlerin kıymetini anlarız.

Allah bize o kadar çok nimet ihsan etmiş ki saymaya kalemlerin gücü yetmez. Bu nimetler bizden şükür ister. Ama gaflet ama cehalet ile nimet vereni unutuyoruz. İşte oruç tutarak nimetlerin asıl sahibi olanın Allah olduğunun farkına varırız. Yemeklerin, içtiğimizi suyun kısacası vücuda gelen nimetlerin kıymetini anlarız. 

4. Oruç bizde şefkat ve merhameti geliştirir.

Bu ibadetle aç kalarak nimetlerden mahrum kalan kardeşlerimizin durumunu daha iyi anlarız. Ne demişler aç açın halini daha iyi anlar. Tok olsa belki herkesi kendi gibi bilecek. O zaman açların halini anlamak ile onları düşünerek yardım etme hissi ziyadeleşir.

Zira maalesef memleketimizde ve İslam coğrafyasında pek çok Müslüman açlık ve susuzluk içindedirler. Bu çetin imtihanda ki müminler kişiler olarak diğer kardeşlerimizin halini oruç ile daha anlar ve onlara şefkat ve merhametle yardım ederiz.

5. Allah’ın rahmet ve mağfiretine sebeptir.

Cenâb-ı Hakk’ın bir adeti ve rahmeti ki hayırlı her amel katlanır. Bu husus hadisin göstermesiyle en az on mislidir. Bu katlanma 700 misline kadar çıkar. Mübarek yerler ve zamanlarda bu husus daha da ziyadeleşiyor. 

Ancak oruç dediğimiz zaman iş değişir. Bir hadis-i kutsîde şöyle buyurulmuştur: “Oruç başkadır. Çünkü o sırf benim içindir, onun mükâfatını da (istediğim gibi) Ben vereceğim. Kulum, benim için şehvetini (isteklerini) yiyeceğini terk etti.” (Buhari Savm 2, 9)

Ramazan orucunu samimiyetle hakkını vererek tutan kişinin inşallah günahlarından kurtulmuş ve temizlenmiş olur. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, İman 28, Savm 6)

Dolayısıyla Allah’ın rahmetini ve mağfiretini istiyorsak oruçlu tutmalıyız.

6. Kıyamet günü şefaatçi isteyen oruç tutsun

Kıyametin dehşetini bilmeyen yoktur. O vakit kim o dehşet zamanı kendisine şefaatçi isterse oruç tutsun zira hadis-i şerifte şöyle buyurulmuş, “Oruç ile Kur’an kıyamet günü kula şefaat ederek şöyle diyecekler. Oruç: “Ey Rabbim! Ben o kulunu gündüzleri yemekten ve şehvetlerinden men ettim. Onun için beni, onun hakkında şefaatçi kıl” Kur’an da: “Ben onu geceleri uykusuz bıraktım. Beni de onun hakkında şefaatçi kıl.” diyecekler. Böylece 2si de (o kula) şefaat edeceklerdir.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, II/174)

7. Oruç, rızkı bereketlendirir.

Ramazan ayı denildiğinde aklımıza rahmet ve bereket gelir. Nitekim bir hadis-i şerifte “Bereket ayı olan Ramazan ayı geldi. Allah Teâlâ (c.c.) o ayda size zenginlik ve rahmet indirir. Sizin hata ve günahlarınızı bağışlar, dualarınızı kabul eder. Allah (c.c.) sizin amellerinize bakar ve sizinle meleklerine iftihar eder. Madem öyle Allah katında hayırlı olmaya bakın ve hayır işleyin. Hakikaten en bedbaht olan kimse, Allah’ın (c.c.) rahmetinden mahrum kalandır.” (Teberani) buyrulur.

8.  Oruç bedenin zekatıdır.

Zekât vermek nasıl kişinin malı temizliyorsa oruç tutmakta bedeni temizler. Nasıl zekât ile bize emanet olan mal çoğalıyorsa yine bize emanet olan beden dahi oruçla bedeni temizler sıhhat bulur. Taberânide geçen bir hadisi şerifte “Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur.” buyrulması bu hakikate ifade eder.

9. Oruç ile sosyal hayatta bir denge oluşur.

Bilindiği üzere toplumlardaki huzursuzlukların bir sebebi de ekonomik denge olmaması ve  var olanın diğerlerinde olmamasıdır. Ramazan ayında aç kalan insan aczini ve fakrini anlar, hırsları azalır.

Sosyal hayatta zenginler aç kalmakla ihtiyaç sahiplerini daha iyi anlar ve onlara daha çok yardım ederler. Dayanışma ve birlik, beraberlik artar. Dinimiz bu hakikate önem vermekte zekât, sadaka, hibe, borç verme ve yardımlaşma kültürü ile zengin-fakir arasındaki mücadeleyi en aza indirgemeye çalışmış bu denge için vakıflar kurulmuştur. Hem inananlara az ile yetinmeyi ve sabrı tavsiye etmiştir.

10. Oruç ile mücadele kabiliyetimiz artar.

Oruç ile hem şahsi hem genel noktada insanın mücadele kabiliyetini arttırır. Şahsi olarak nefsi ile mücadele eder. Nefsinin esiri olmaktan ve menfi hırslardan kurtulabilir. Genel olarak ise malum savaşlarda, kıtlıkta vb durumlarda her daim yiyecek ve içecek bulma imkanı yoktur. Bu durumlarda uzun süre aç susuz kalabilirler. İşte oruç bize bu iki noktada yardımcıdır.

11. Oruç tut sıhhat bul

İnsaniyet itibariyle çalışırız hem dinlenmeye ihtiyacımız var. Halbuki genel olarak bazı azalarımız dinlenirken midemizin dinlenemediği ortadadır. Belki oruç olmasa birçok kimse kendi isteği ile nefsini yenerek tutamayacağı da ortadır.

İslam dininin 5 şartından biri olan oruç gerçekten şifadır. Bugün Avrupa ve Amerika’da araştırma yapan doktorlar hastalarına oruç tutmalarını tavsiye ediyorlar. Aç kalmak ile vücudumuzda biriken toksinler, yağlar, zehirleşmiş atıklar vücuttan dışarı atılır. Zira midemiz ve vücudumuz yeni yemekle değil atıklarla uğraşır.

12. Ahlakını güzelleştirmek isteyen oruç tutsun

Eğer biz orucu hakiki olarak tutsak yani sadece midemizle değil tüm azalarımızla oruç tutsak yani eli, dili, gözü, kulağı, ayağı ile de tutsak o zaman işleyebileceği günahlardan kendini korumuş olur. Bakıyoruz ki oruçlu biri cimri olmaktan, fesattan, dedikodudan kaçınıyor. Kibirli olmaktan, gururdan, gösterişten ve bencillikten sakınır. Bu mübarek ayda nefsinin şehvetinin isteklerine direnir. Hakka hukuka riayet eder. Güzel ahlak dediğimiz şey bu değil midir. Orucun bu şekilde olmasına işaret eden bir hadisi şerif şöyledir:

“Kim yalan sözü (yalanı, gıybet, dedikodu gibi günah sözleri) ve onunla ameli terk etmezse, (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah Teâlâ’nın ihtiyacı yoktur.” (Buhârî, Savm 8, Edeb 51)

13. İnsana kendini denetleme fırsatı verir.

Şimdilerde öz denetim deniyor. Yani isteklerimiz ve ihtiyaçlarımız arasında denge kurmak, iyi olanı ve hayrı tercih etmek. Yapabileceği her şey elinin altında olmasına rağmen yiyebilecekken, içebilecek iken sadece Rabbinin rızası için kendi iradesiyle yemez ve içmez. Bu müthiş bir irade eğitimidir. Yapabilecekken yapmamak. Hele böyle çevresindekileri de aynı şekilde görmesi toplumsal mensubiyet duygusunu artırır ve psikolojik olarak rahatlık sağlar.

14. Orucun kötü ahlaktan ve hüsnü ahlaka tesiri

Maalesef ki toplumda hızla yayılan sigara, içki, kumar gibi kötü alışkanlıklar hem şahısları hem toplumu zehirliyor. Görüyoruz ve şahit oluyoruz ki pek çok kişi oruç vasıtasıyla bu tür kötü alışkanlıkları bıraktığını azalttığını görüyoruz. Kendine kalsa belki bırakmak aklına bile gelmeyecek. Bir irade ortaya koyamayacak. Ama oruç ile şahsi ve umumi olarak oruç tutulması bir teşviktir. Daha ötesi oruç, namaz, Kur’an ile hayırlı amellere başlaması mümkün olur.

Hem bu ibadet ile ruhun beden üzerindeki iyi yönlü hakimiyeti kuvvetlenir. Bu konuda araştırmacılar, psikologlar oruç tutan birinin genel olarak nefis isteklerine karşı durduklarını, manevi bir güç ile zaafları yendiklerini müşahede ettiklerini söylüyorlar.

Yine bu ibadet ile kişinin düşünce ve his dünyasında bir hassasiyet oluştuğu, günlük stres ve gerginliklerin uzak kaldığını vurguluyorlar. İşte böyle olunca az bir gayret ile iyilik ve hüsnü ahlakın gelişmesi ve meleke haline gelmesi elbette mümkündür.

Evet farz olan orucun sayılamayacak kadar çok faydaları ve hikmetleri var. Ancak dikkat etmeliyiz ki, oruç ve bütün ibadetler fayda ve hikmetleri bize teşvik olabilir. İcranın fiilin asıl sahibi sadece rızayı ilahi olmalıdır. İbadetlerde maksat Allah’ın rızasını kazanmak ve O’na olan bağlılık ve kulluğumuzu göstermektir. Diğer bütün fayda ve hikmetler, bundan sonra gelir.

Pek çok hikmet ve sırları üzerinde barındıran bu mübarek ayda herkese kemal noktasında tam yani tam manada iyilik, hayır, güzellik ve bağışlanmalar getirsin inşallah.

Aziz Mahmut Hüdayi hazretlerinin hayatını okumak için buraya tıklayınız.

Osmanlıca eğitimi ve teknoloji isimli yazımız için burayı tıklayınız.

Riya nedir? Nasıl kurtuluruz? yazımızı okumak için burayı okunuz.


Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.