Uncategorized

Niye hasta olmuyorlar

Acem şahlarından biri işinin ustası bir hekimi Müslümanlara hizmet etmek üzere Peygamber Efendimize gönderdi. Hekim epey zaman Müslümanlar arasında yaşadı. Fakat kimse hastayım diye kendisine gelmedi, kimse ilaç istemedi.  Hekim bir gün Peygamber Efendimizin huzuruna çıktı, dert yandı. Dedi ki:Ya Resulallah! Beni Ashab-ı Kiram’ın tedavisi için göndermişlerdi. Fakat şu kadar zamandır, kimse bana tedavi için (Devamı)

Baban gelirse beni çağır ha

Balıkesir’de Ali Sururi İlkokulu karşısındaki boşlukta, eski ayakkabı tamircisi, kır, pala bıyıklı bir ihtiyar olan Cevdet dede vardı. Bir akşamüstü konu Çanakkale’ye gelince ağlamaya başladı. Ve devam etti: “Rahmetli babam, Hafız Ali Çanakkale’de kaldığında, anamın karnında yedi aylıkmışım. Onu hiç tanımadım. Bir fotoğrafı bile yoktu. O günler çok zor günlerdi. Seferberliğin sıkıntıları, Kuvayi Milliye zamanıı, işgal yılları, (Devamı)

O ‘VAV’ her zaman yazılmaz.. (Osmanlıcası devamında)

Vav harfi ile ilgili meşhur bir hikaye anlatılır… Hafız Osman emekli olduktan sonra kafa dinlemek için o devrin en sakin semtlerinden biri olan üsküdara yerleşir. Fırtınalı bir günde kayıkla beşiktaşa geçmek ister. Sahilden bir kayığa biner. Yol bitmek üzere iken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman yanına para almayı unuttuğunu farkeder. Tabi artık çok geçtir. (Devamı)

Osmanlıda günler ve aylar

Takvim zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur. Osmanlı devletinde kullanılan takvimler 3 çeşide ayrılır. Bunlar farklı bölümlerde farklı kolaylıklar sağlasın diye kullanılmıştır. Bunlar Hicri takvim, Rumi takvim ve Miladi takvimdir. Hicri takvim: Diğer adı kameri takvimdir. 12 aydan oluşan bir sisteme dayalı takvimdir. Hz. Ömer döneminde düzenlenmiştir ve Hz. Muhammedin Mekke’den Medine’ye de hicreti sırasında yani (Devamı)

Edep üzerine.. (Osmanlıcası Devamında)

Çocukluğumuzda büyüklerimizden en çok duyduğumuz kelimelerin başında edep gelmekteydi. Edepli olmak en büyük fazilet bilinir, edepten yoksun olmak ise bir insan için felaket sayılırdı. Oysa son zamanlarda edebden o kadar uzaklaşmaya başladılar ki insanlar. Üstelik edebsizlik sanki bir marifetmiş gibi rağbet görüyor bazı kişiler tarafından. Edebli insanlar eğlencesiz oluyor bazılarına göre. Şaka yapmak adı altında (Devamı)

Balon (Osmanlıcası devamında)

Siyah tenli bir çocuk bayram yerinde gezinip duran yaşlı bir satıcının etrafındaki balonları seyre koyulmuştu. Her renk ve her biçimden yüzlerce balon kendisi gibi bütün çocukların yüreğini hoplatıyordu. Baloncu çocuklardan birinin beğendiği kırmızı bir balonu diğerlerinden ayırmaya çalışırken elinden kaçırdı.Balon uzunca ipiyle sağa sola sallanarak göğe doğru yükseliyor ve herkes: baloooon, baloooon diye bağırarak birbirlerine (Devamı)

Küçük kızın hediyesi (Osmanlıcası devamında)

Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediye kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yıldızlı kağıdı; bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı. Bayram sabahı küçük kız, paketi getirip bu senin dediğinde üzüldü. Acaba gereğinde fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığına utandı. Ne var ki paketi (Devamı)

İmam-ı Büsayri ve kaside-i bürde (Osmanlıcası devamında)

Bir peygamber aşığı olan İmam-ı Busayri hem mübarek hemde büyük bir şairdi. İmam-ı Busayri bir gün evine giderken yolda rastladığı güzel gözlü yaşlı bir zat ona: Ya Busayri bu gece rüyanda Rasullah’ı gördün mü diye sorar? İmam-ı Busayri : Hayır görmedim diye cevap verir. Bu konuşmadan sonra o yaşlı zat başka bir şey söylemeden ayrılır. Nevarki (Devamı)