Kitabe

Hidayet Camii Kitabesi

Hidayet Camii 1813 yılında Sultan II.Mahmud (1808 – 1839) tarafından ahşap görünümlü yaptırılmıştır. Hidayet Cami’ye, güney kısmından girildiğinde avlu kapısının üzerinde Yesarizade Mustafa İzzet hattı ile yazılı kitabesi bulunmaktadır. Sultan II.Mahmud’un yaptırdığı Hidayet Camii’nin, ahşap yapısı harap hale gelince, 1887 yılında bugünkü görünümünü almıştır. Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) yaptırmıştır. Bu yenilemeyi camii’nin giriş kapısındaki kitabe göstermektedir. (Devamı)

Beyazıt Devlet Kütüphanesi Kitabesi

Beyazıt Devlet Kütüphanesi, II.Abdülhamid döneminde ve Şahsi bütçesinden de ayırdığı para ile, 1884 yılında, Kütüphane-i Umumi-i Osmani adı ile Türkiye’nin ilk Milli kütüphanesi olarak, dualarla açılmıştır. 2015 yılında 131.yaşını dolduran kütüphanede toplam doküman sayısı 1.000.000’a yakındır. Bunlardan 513.128 adedi kitaptır. Kitaplardan 11.120 adedi yazma, 28.300 adedi Arap harfli basma, 66.389 adedi diğer dillerdedir. Çeşit olarak Süreli yayın (Devamı)

Topkapı sarayı arz odası kitabeleri

Arz odası babü’s saade kapısının karşısında yer alıyor.  Üçüncü Mehmet tarafından yaptırılmış olan arz odasında elçiler kabul edildiği gibi divan toplantılarından sonra padişah kimi zaman vezirleri de burada kabul ederdi. Padişah burada kendine gelen arz kağıtlarını okur ve gerekli emirleri verirdi. Kendisiyle görüşmeye gelenleri de kabul ettikleri bir salondur. Adını bu faaliyetten alır.  İçinde iki (Devamı)

Galata mevlevihanesi kitabeleri.

Galata Mevlevihanesinin asıl adı Kulekapı Mevlevihanesi idi.  II.Bayezit Mevlevihanenin de içinde bulunduğu arazi dahil bölgede ki geniş bir araziyi beylerbeyi olan İskender Paşa’ya verir. Paşa kendisine av çiftliği kurar. Mevlana’ nın torunlarından olan Semai Mehmet Dede mevlevihane yapmak için bir miktar arazi ister ve kabul edilir. Böylelikle fethden sonra İstanbul’un ikinci semahanesi kurulur.  Külliye içinde (Devamı)

İstanbul Üniversitesi merkez kampüs giriş kapısı.

İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt meydanında bulunan merkez kampüsüne giriş kapısıdır.  Osmanlı İmparatorluğu zamanında Harbiye Nezareti (Harbiye Nazırlığı da denir, günümüzün Milli Savunma Bakanlığı) giriş kapısı olarak kullanılmakta idi. Eski adı “Seraskerlik Kapısı”dır. Kapının üstünde şöyle yazmaktadır. En sağda; Fetih Suresi’nin ilk ayeti Okunuşu : İnna fetehnaleke fethen mubine Meali: Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik (Devamı)

Mimar Hayrettin Paşa Camii kitabesi

Beyazıt ile Sultanahmet arasında Divanyolu üzerindeki Mimar Hayrettin Paşa Camii, Mostar Köprüsü’nün ve II. Beyazıt Külliyesi’nin de Mimarı olan Mimar Hayrettin Paşa tarafından  16. yy.’da  yapılmış. Kapısının üzerinde 1898 tarihinde II. Abdülhamit tarafından onarıldığını belirten bir kitabe var. Kitabede şöyle yazmaktadır.   İmam-ı müslimin Abdülhamid-i evvel şah Gazinin/Nice mebnayı hayrı dest-i cudu eyledi imar Yanub (Devamı)

İstanbul’da bir kitabe

  İstanbul’da çekilmiş ve bir üyemiz tarafından okunmak üzere gönderilen kitabedir. Kitabede şöyle yazmaktadır.     Eyleyüp hayrat ekser oldu aslından ferid Muhassenatı bi- adeda nev’-i hayr-ı müntehab Cevriye mihr-i müeccel yerine irsal ider Hur-i ayn olmak içündür Hasan paşa ziver   Kelime tahlili:  Ferid: Tek Muhassenat: Hayırlı ve yararlı işler Nev-i Hayr: Hayır çeşitleri (Devamı)

Birinci Abdulhamid Türbesindeki Kitabe

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ayak izi olan taşlara genel olarak “nakş-i kadem-i şerif” veya “nakş-i kadem-i saadet” denilmiştir. İslâm tarihinin çeşitli devirlerinde Hindistan’dan Mısır’a¸ Kudüs’ten İstanbul’a kadar geniş bir coğrafyada görülmektedir. Osmanlı sultanlarının mukaddes emanetlere gösterdiği saygının derecesi fevkalade yüksektir. Bu öneme binaen Topkapı Sarayı’ndaki Enderun’un en önemli koğuşu veya dairesi¸ Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hırkası ile (Devamı)