Arşiv Belgeleri – Osmanlıca Ögren https://osmanlicaogren.com Çok kolay sen de öğrenebilirsin. Sat, 10 Jul 2021 12:52:02 +0000 tr hourly 1 https://osmanlicaogren.com/wp-content/uploads/2020/05/cropped-vav-harf-32x32.png Arşiv Belgeleri – Osmanlıca Ögren https://osmanlicaogren.com 32 32 Mühimme Defteri Nedir? https://osmanlicaogren.com/muhimme-defteri-nedir https://osmanlicaogren.com/muhimme-defteri-nedir#respond Sat, 10 Jul 2021 12:52:02 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=22735 Mühimme defteri

Mühimme Defteri Osmanlı Devleti’nin Divan-ı Hümayunda karara bağlanan hususların padişahın onayı ile düzenlenen fermanların suretlerinin kaydedildiği defterlerdir. Divan-ı Hümayun görüşme kayıtlarının tutulduğu mühimme defteri tarih araştırmaları için önemli ve temel kaynaklar hükmündedir. Görüşmeler sonucu yazılan kararlar, padişahın onayına sunulduktan sonra deftere işlenirdi. Bu yönüyle divanın adeta yürütme organı olarak görev yaptığı ve kararlarının da bir […]

The post Mühimme Defteri Nedir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Mühimme defteri

Mühimme Defteri Osmanlı Devleti’nin Divan-ı Hümayunda karara bağlanan hususların padişahın onayı ile düzenlenen fermanların suretlerinin kaydedildiği defterlerdir.

Divan-ı Hümayun görüşme kayıtlarının tutulduğu mühimme defteri tarih araştırmaları için önemli ve temel kaynaklar hükmündedir. Görüşmeler sonucu yazılan kararlar, padişahın onayına sunulduktan sonra deftere işlenirdi. Bu yönüyle divanın adeta yürütme organı olarak görev yaptığı ve kararlarının da bir nevi kanun hükmünde olduğu anlaşılmaktadır.

Bununla beraber eyaletlere, sancaklara, devlet adamlarına, devlet temsilciliklerine gönderilen fermanların bir nüshası da bu defterlere kaydedilmiştir. Osmanlı’nın düzenli işleyişinin en önemli sebeplerinden biri de defter tutma geleneğinden de anlaşılan arşivciliği olmaktadır.

Mehimme Hakkında Bilgiler

Bazıları dışında mühimme defterleri, kaleme alındıkları sadrazam ve reîsülküttâbın zamanını belirten bir başlıkla başlar. Eğer o defterin içerdiği hükümlerin tarihleri içinde bu makamlarda değişiklik olmuş ise tekrar yeni bir başlık atıldığı görülür. Zman içerisinde Reîsülküttâblığın Hariciye Nâzırlığı’na çevrimesinden sonra reîsülküttâb yerine Hariciye nâzırının ismi yazılmaya başlanmıştır.

Mühimme defterleri içindeki hükümler, alınan kararlar padişah tarafından onaylandıktan sonra ferman haline getirilmiş olduğu için ferman rükünlerini ihtiva eden belge suretleridir. Bunula beraber fermanların asıllarında bulunan davet ve tuğra rükünleri gibi tamamen ihmal edilmiş veya elkāb gibi kısaltılarak yazılmıştır.

Tarihin yeri ve şekli ise 17. yy yarısına kadar başlık şeklinde Arapça olarak haftanın günü, ayın adı ve yılı olarak kayıt yapılmıştır. Bu tarihlerin bazılarında haftanın günü ile ayın tarihinin uyuşmadığı görülür.

17. yy sonlarında ise başlık tarihle birlikte bazı hükümlerin altına da tarih atılmaya başlanmış, daha sonra ise başlık tarih tamamen terkedilmiş her hükmün altına ve ayın onar günlük devreleriyle (evâil, evâsıt, evâhir) ay ve yıl yazılmıştır. Az olmakla birlikte tam tarih atılmış bazı hükümlere de rastlanır.

Defterlerin bir kronolojik sıra olması gerekirken bazen bunun bozulduğu görülmektedir. Bu durum aynı defter içinde önceki tarihin sonraki sayfada olması yanında aynı tarihleri içeren hükümlerin farklı defterlerde olması yada bir sonraki mühimme defteri öncekine göre daha eski tarihli hükümlerin yer alması şeklinde de olur. Neden olarak defterlerin cüz cüz yazılıp daha sonra ciltlenmesi ve ciltlenme sırasında cüzlerin karıştırılmasından olabilir.

Kararların yani hüküm suretlerinin defter haline getirilişi önceleri divana bağlı olarak çalışan kâtiplerce yapılırdı. Divana bağlı büroların açılması ile Beylikçi Kalemi düzenlemiş, hükümleri yazanlara ise “mühimme-nüvis” ismi verilmiştir.

Eğer gizliliği olan bir hüküm varsa beylikçi tarafından yazılır, güvenilir bir kâtibe temize çektirilirdi. Birden çok yere gidecek fermanlar ise bir kâtip tarafından birkaç kâtibe birden dikte edilirdi. 1796 tarihinde bu usulde değişiklik yapılmış ve Mühimme Odası kurularak mühimme hükümlerinin yazılması burada yapılmıştır.

Mühimme Defterlerini Kim Tutar?

Osmanlı’da mühimme defterlerini nişancılar tutardı. Nişancılar kalemiye sınıfının en üst yöneticileri idi. Aynı zamanda ferman ve beratlara tuğra çekerlerdi. 15. yy itibari ile mühimme defterini yazmakla görevlendirilmiştir. Bu defterlerin denetimini ise defterdarlar yapardı.

Mühimme Defteri olarak isimlendirilip genelleşmesi 17. yy sonlarından itibaren olmuştur. Bundan önce divan kayıtlarının yer aldığı defterlere “miri ahkam defteri” yada “ahkam-ı miri” adı verilmekteydi.

Osmanlı Devleti’nde ilk devir mühimmelerinde Divan hem devlet işleriyle ilgili meseleleri görüşmesi, ayrıca yüksek mahkeme olarak da çalıştığından her iki konuda da hükümlere de rastlanır. Bu hükümler incelendiğinde Osmanlı Devleti’nin idarî yapısı ve çalışma şekilleri, devlet-tebaa münasebetleri, imar, iskân ve iktisat işleri, iç siyaset, isyanlar, askerî tarih, strateji, dış siyaset ve yabancı devletlerle olan münasebetlerle ilgilidir.

Zaman ile idari ve adli işler ayrı defterlerde toplanmıştır. Şikayetler sonucu alınan kararlar “şikâyet defterleri” adı altında işlenmiş, devlet işleriyle ilgili olanlar ise mühimmelerde kalmıştır. 1699 tarihinden sonra bu suretler için “name-i hümayun defterleri” ismi verilen ayrı defterler tutulmuştur.

Mühimme defterleri sadrazamın başkanlığında serdar-ı ekrem olarak seferde bulunduğu sırada toplanan divanlarda alınan kararlara dayanılarak hazırlanmışsa ordu mühimmesi, sadrazamın İstanbul dışında bulunduğu zamanlarda vekili olan sadaret kaymakamının başkanlığındaki divanda alınan kararları ihtiva eden defterler rikab mühimmesi olmak üzere ikiye ayrılır.

Mühimme Defteri Nerede Bulunur?

Mühimme defterleri Başbakanlık Arşivi’nde bulunmakla birlikte günümüze kadar gelen en eski tarihli 2 mühimme defteri Topkapı Sarayı’ndadır.

Mühimme Deferi Örneği

Mühimme defteriAydın muhassılından asitane-i saadetine gelince yol üzerinde vaki olan kadılara ve mütesellimlere kura zabitleri ve ayan ve vilayet ve iş erlerine hüküm ki

Kıdvetül emasil vel akran Ahmed zide kadrahu mübaşeretiyle Aydın muhassılından tahsil olunup asitane-i saadetinde hazine-i amireme teslim olunacak mal-ı

Miri her kangınızın tahtı kazasına gelip dahil olur ise bir me’mel mahfuz mahale kondurup ve gecelerde bekletip ve gelir oldukda

Dahi yanına yarar tüvana tüfek endaz ademler ve klavuzlar koşup esnayı tarikte hıfz ve haraset ederek emnen ve salimen

Birbirinize irsal ve bir veçhi tamir asitane-i saadetine isal ettirüb avku tehirden ve ihmal ve müsaleheden iyazen lillahi teala

Ber takrib ile zarar ve gezend erişilmekten ve hilafı şer-i şerif kimesne zulmü teaddi ve tecavüzden begayet ihtiraz ve ictinab

Eylemeniz babında fermanı alişanım sadır olmuştur. Fi evail za 1128

Bu mühimme defteri örneğinin okuma videosu aşağıdadır.

Konu ile ilgili Ferman nedir? Konulu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

 

The post Mühimme Defteri Nedir? appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/muhimme-defteri-nedir/feed 0
Ferman Nedir? Ferman Hakkında Bilgiler https://osmanlicaogren.com/ferman-nedir-ferman-hakkinda-bilgiler https://osmanlicaogren.com/ferman-nedir-ferman-hakkinda-bilgiler#respond Wed, 30 Jun 2021 19:40:31 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=22700 Ferman nedir

Ferman Nedir? Kısaca hükümdarın tuğrasını taşıyan yazılı emirler manasına gelir. Kökeni Farsça buyurmak, emretmek anlamına gelmektedir. Bu yazımızda Ferman nedir? içeriği ve kapsamı hakkında bilgiler vereceğiz. Ferman kelimesi, İlhanlılar tarafından, İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra kullanılmış, daha sonra da Osmanlılara geçerek yerleşmiştir. Orhan Gazi’nin 1324 tarihli vakfiyesi ilk Osmanlı fermanı, 1922 tarihli VI. Mehmet’inki ise sonuncu […]

The post Ferman Nedir? Ferman Hakkında Bilgiler appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Ferman nedir

Ferman Nedir? Kısaca hükümdarın tuğrasını taşıyan yazılı emirler manasına gelir. Kökeni Farsça buyurmak, emretmek anlamına gelmektedir.

Bu yazımızda Ferman nedir? içeriği ve kapsamı hakkında bilgiler vereceğiz. Ferman kelimesi, İlhanlılar tarafından, İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra kullanılmış, daha sonra da Osmanlılara geçerek yerleşmiştir.

Orhan Gazi’nin 1324 tarihli vakfiyesi ilk Osmanlı fermanı, 1922 tarihli VI. Mehmet’inki ise sonuncu Osmanlı fermanı kabul edilir. Ferman hat olarak, divani hat denilen girift keşideli yazıyla yazılırdı.

Fermanın yazılış sebepleri farklılık gösterirdi. Sefere çıkılması, bir yere asker sevki, vergi alınması vb. devlet işlerine ait fermanlar doğrudan Dîvân-ı Hümâyun’un kararı ve padişahın emriyle hazırlanarak ilgili yerlere gönderilirdi.

Ferman Hakkında Bilgiler

Fermanların büyük bir bölümü beylerbeyi, sancak beyi, kadı gibi görevlilerin veya halktan birinin arzı üzerine arz edilen konunun divanda görüşülerek karara alınması ile hazırlanırdı. Bazen de doğrudan padişahın emri ile, şehzadenin talebi ile veya devlette bir vazifelinin talebi ile de ferman yazılabilirdi.

Fermanın hazırlanış safhaları şu şekilde olurdu.  Divana gelen konulardan gerekli görülenler yazılı yada sözlü olarak padişaha arz edilir ve yazılacak ferman da padişahın kendi hattı ile (hatt-ı hümâyun) yazdığı emir doğrultusunda kaleme alınarak yazılırdı.

Eğer fermana konu olan mesele divanda görüşülmüşse, karar alındıktan sonra fermanın müsveddesinin (özeti) hazırlanması için arzın üstüne ya yalnız “buyruldu” veya fermanın ne gibi şartlarla verildiğini anlatan kısa bir notla gösterilir ve Ferman müsveddesi buyruldu daki emre göre hazır edilirdi.

Ferman müsveddeleri konusuna göre ilgili devlet kademesi hazırlardı. Örneğin arazi konusu nişancılar, özen gösterilmesi gereken konular reîsülküttâb yada katipler yazardı. Fermanın tuğrası ise genellikle temizinin yazılması ile çekilirse de bazen de önceden hazırlanmış tuğralı kâğıtlara yazıldığı da olurdu.

Fermandaki Tuğralar daha çok nişancı tarafından çekilirdi bununla beraber gerekirse onlara vezirler de yardım ederdi. Ferman tamam edildikten sonra onu götüren vazifeli emri hızlıca yerine getirir eğer ihmal vb. sebepler dolayısıyla fermanların gereği yapılmaz ise ikinci fermanda mutlaka bir de tehdit rüknü olurdu.

Tahtta eğer değişiklik olmuşsa eski fermanların yürürlükte olduğunu ifade etmek üzere yeni padişahın tuğrası ile yeni fermanlar gönderilerek fermanlar yenilenirdi.

Yazılış amacına göre Fermanlar farklı isimlerle de anılır. Örneğin padişaha ait olduğunu anlatan  feman içi “âlî-şân, hümâyun, pâdişâhi şerif”  itibarının yüksek olduğunu gösteren ferman için “celîlü’l-kadr”, saadet bildiren ferman için “saâdet-unvân”, şeref ihsan eden ferman için “şeref-iktirân”, kesin uyulması gerektiğini  gösteren ferman için“vâcibü’l-iz‘ân”, cihana ait bir buyruk ifade eden ferman “cihân-mutâ‘”, kudreti anlatan ferman ise “kadr-tüvân” ve uygulamasına karşı çıkılamayacağını ifade eden ferman ise “kazâ-cereyân” isimleriyle anılırdı.

Fermanın Rükünleri Nelerdir?

Fermanlar hazırlanırken belli bir düzen ve sıra içinde hazırlanırdı. Bunlar

1) Ferman ifadesinin kullanılması, 2) Fermanın gönderildiği kişiye layık dua ve övgü ile yazılması, 3) fermanın niçin gönderildiğinin belirtilmesi 4) Fermanı gönderenin isteğinin emredilmesi, 5) İsteğin ifade edilmesi, 6) Dua ile son verilmesi.

Fermanın Şartları Nelerdir?

1) Tuğra bulunması 2) Padişahın şanına yakışan ifade, 3) Ferman gönderilenin rütbesine riayet, 4) Ferman gönderilenin adının yazılmasından evvel “düstûr-ı mükerrem, mefharü’l-kudât, kıdvetü’l-akrân” gibi övgü; adından sonra ise “edâmellāhu teâlâ iclâlehû, zîde ilmühû, zîde kadruhû” gibi mevkiine uygun bir dua edilmesi, 5) Fermanın neden yazıldığının belirtilmesi

Ferman Nedir? Ferman Örneği

Fatih Sultan Mehmet Han’a ait bir ferman örneği inceliyoruz.

Ferman nedir

Gelibolu iskelesi dutan (tutan) yahudi yahya ve baki şerikleri tevki-i fefi-i vasıl olacak gerektir ki darandeganı misli bi misal gelibolu burgazı erenlerinden otuz dokuz kesanın (kişi) ihda ve semanin semane mie (881) zilheccesinin gurresinden sene isna samanin semane mie (882) saferinin gayetine değin yevmi yüzmi dokuz akçe hesabı üzre üç aylık mecacibleri için mezkur işin kıstından on bir bin dört yüz on altı akçe viresiz (veriniz)

ihmal ve tehir itmeyesiz (etmeyiniz) ve tamam teslim ettiğinize kadının kendüzünden (kendisinden) hüccet alasız (alınız) ki vakti muhasebede mahsup oluna, şöyle bilesiz (biliniz) alameti şerif üzere itimad kılasız (kılınız).  Tahriran fil yevmi sadi’a min şehri ahiri cumadi sene isna ve semane mie (882) makamı kostantiniye . Bu fermanın okuma videosunu aşağıda bulunan videodan izleyebilirsiniz. 

Bu yazımızda Ferman nedir ve ferman hakkında bilgiler verdik. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Siyakat yazısı hakkında bilgiler almak için linke tıklayınız. Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz. Vesselam

 

The post Ferman Nedir? Ferman Hakkında Bilgiler appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/ferman-nedir-ferman-hakkinda-bilgiler/feed 0
Siyakat Nedir? Siyakat Yazı Örnekleri https://osmanlicaogren.com/siyakat-nedir-siyakat-yazi-ornekleri https://osmanlicaogren.com/siyakat-nedir-siyakat-yazi-ornekleri#respond Sun, 06 Jun 2021 20:04:47 +0000 https://osmanlicaogren.com/?p=22662 Siyakat

Bu yazımızda yazı hatları içinde oldukça zor okunan ve merak edilen siyakat yazısı üzerinde duracağız. Lugata baktığımızda siyak kelimesinden türediğini ve anlam olarak “sözün gelişi, sözün ardı sıra birbirini takip etmesi; tarz, tertip ve nizama” anlamlarına geldiğini görüyoruz. Siyakat ise arşiv belgelerinde okunması çok zor, girift, sanat özelliği olmayan bir eski yazı çeşididir. Siyakat yazı […]

The post Siyakat Nedir? Siyakat Yazı Örnekleri appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
Siyakat

Bu yazımızda yazı hatları içinde oldukça zor okunan ve merak edilen siyakat yazısı üzerinde duracağız. Lugata baktığımızda siyak kelimesinden türediğini ve anlam olarak “sözün gelişi, sözün ardı sıra birbirini takip etmesi; tarz, tertip ve nizama” anlamlarına geldiğini görüyoruz. Siyakat ise arşiv belgelerinde okunması çok zor, girift, sanat özelliği olmayan bir eski yazı çeşididir.

Siyakat yazı ile yazılmış bir yazı ancak sözün gelişinden okunabilmesi nedeniyle bu ismi almış olabileceğini ifade edenler de vardır. Bu yazının gelişmesinde devletin güvenliği, önemli bilgilerin gizli kalmasının önemi yanında kayıtların da hızlı yazılması olduğundan daha kısa yer tutması isteği ve ihtiyacı da önemli rol oynamıştır.

Bu yazı türü Abbasi devleti zamanında ortaya çıkmıştır. Selçuklular ve diğer İslâm devletlerinde kullanıldığı da bilinmektedir. Bununla beraber İran’dan Anadolu’ya, özellikle İlhanlılar tarafından Osmanlılar’a geçtiği kabul edilmiştir.

Fatih Sultan Mehmed zamanından Sultan Abdülaziz zamanına kadar Osmanlı’nın gizlilik isteyen resmi ve mali kayıtları, hususen tahrir ve muhasebe defterleri siyakat hattı ile yazılmıştır.

Osmanlı’nın iktisadi, idari, sosyal ve kültürel hayatını aydınlatan bu kayıtların arşiv belgelerinde pek çok örneği vardır. Siyakat hattı farklı bir yazı çeşidi olmakla birlikte hem yazıldığı döneme hem yazan katibine göre farklı özellikler gösterir.

Osmanlı Devleti’nin devlet sırlarının muhafaza edilmesini sağlayan siyakat yazı türü aynı zamanda devletin mali kayıtlarında da kullanılmıştır. Hususi yetiştirilen katiplerce yazılıp okunan siyakat bir şifre yazısıdır.

Siyakat Yazısı Hakkında Bilgiler

Bu yazı türünde Nesih, nesta‘lik, ince divanî ve rik‘a kırması, kûfî hattına benzer bazı yazıların harfleri karıştırılmış olmasına rağmen yeterli olmamakla birlikte harflerin müfred ve birleşik şekillerini gösteren siyakat elifbası vardır.

Yazıda harfler kalemin süratli olması sonucu birbirine yaklaşmış, ilişmiş ve harfler küçülmüştür. Harflerin bazı ayrıntıları kaybolmuş hususen pe, çe, şın ve bazan nun harfi dışındaki noktalı olan harflere nokta konmamıştır.

Nokta ise bazı harflerde sona birer işaret şeklinde konulmuştur. Med işareti sadece elif harfinin üstüne konmuş, çoğu yerde ise şedde konmamıştır. Genellikle imla kaideleri açısından kendinden sonra gelen harfe birleşmeyen harfler sürat için bazen diğer harfe birleşmiş ve zaman ile şifre haline gelen anahtar kelimeler çıkmıştır.

Kef gibi keşideye uygun harfler arkasına gelen kelimelerin altında bir çizgi şeklinde yazılmış, ra harfi keskin köşeli bir dal harfine, dal harfi sola çıkıntılı bir üçgene dönüşmüştür. Siyakat yazısında kullanılan rakamların da özel bir sistemle yazılış şekilleri vardır.

Siyakat Yazısı Örneği

Siyakat_yazısı_ornegi

Mukâta’a_-i Karye-i Tamzara der-livâ-i Karahisar-ı Şarkî vâcib-i ‘an evvel-i Mart sene 1177 der-‘uhde-i Ali Beg ve Abdullah Beg veledân-ı Zaralı zâde müteveffâ Mehmed Paşa nısf-ı hisse-i mâlikâne Beray-ı taksît-i mevâcib Hisse- Ali Bey 50 guruş Hisse-i Abdullah Beg 50 guruş Yekûn 100

Siyakat_yazısı_ornegi

Tahvîl -i Ahmed Faik, berây-ı ser-şükûfe-i hassa, berây-ı şehr-i RA (rebiülevvel) sene 1094 ber-mûceb-i arz-ı hâl-hod ve bâ-fermân-ı şerîf tezkire-dâde. Fî gurre-i R. (rebiülahir) sene 94 Eyyâm, 30 Fî (fiyat), 180 Yekûn 5400

Bu siyakat yazısı okuması için aşağıda bulunan youtube kanalından izliyebilirsiniz.

Osmanlı Tapu nedir? ve örnekleri ile ilgili yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

 

The post Siyakat Nedir? Siyakat Yazı Örnekleri appeared first on Osmanlıca Ögren.

]]>
https://osmanlicaogren.com/siyakat-nedir-siyakat-yazi-ornekleri/feed 0